Bence türkiyede iki tip insan var.
Hayatını sabah programlarındaki kadınlar gibi yaşayanlar vardır. Ölmek istemez. Yaşamayı sever. Çünkü hayatı oturup sorgulamaz. Basit konulu dizileri ve filmleri izlemekten hoşlanır. Çok konuşmayı sever. Konuştuğu konularsa çok basittir. Bu gruptaki insanlar ölmeyi korkutucu bulur. Hayata harikalar diyarı gözüyle bakarlar. Basit düşünürler. Kafaları bu yüzden karışık değildir. Zeki olduklarını sanarlar. Gereksiz egoları vardır. insanlar tarafından sevilirler çünkü çoğu insanlar böyledir. Beyinlerini fazla yormadıkları için daha hareketlilerdir. Sonraki insan tipi ise yaşamı sorgulayan insan grubudur. Toplumdan farklı düşündükleri için dışlanmaya mahkumdurlar. insanlardan farklı davrandıkları için sürekli eleştrilere maruz kalırlar. Bunu kafaya takmazlar. Çünkü başka konularla ilgilenmekten topluma faydalı bir birey olmayı düşünmezler. Fazla tecrübe kazanmışlardır hayattan. Zekilerdir. Bu zekilik kavramı okul hayatlarındaki başarısından değil tabikide. Araştırma, keşfetme, bilgi öğrenme ve sorgulama arzularının çok olmasından kaynaklıdır. Okuldaki gördüğü dersler ilgilerini çekmez. Beynini fazla doldurmuştur. Bu yüzden dışardan yorgun bir birey olarak gözükür. Farkındalık sahibidir. Bilim kurgu ve yaratıcı film izler. Kitap okur. Araştırmalar yapar. Fazla konuşmaz. iyi dinleyicidir. Şüphecidir. Hayatın güzel olmadığını bildiği gibi hayatta ona güzel gelen şeylerle ilgilenmek ister hayatını daha yaşanabilir kılmak için. insanlar tarafından sevilmesede çoğu iyi kalplidir. Basit düşünmezler. Değişim halindedirler. Ölümü kurtuluş olarak görürler. Yaratıcılardır. Hayal güçleri yüksektir. Sanata meraklılardır.