Yan apartmandan birinin çekiyordu. Şifresiz hemde. Sordum soruşturdum, buldum internetin sahibini. Adam gibi söyleyecektim bende kullanabilir miyim diye, ama baktım yaşlı bir teyze. Yumuşak yüz hatlarım sağolsun, çok sevdi teyzem beni. Oğlu almış interneti, torunları gelip gidince canları sıkılmasın diye. Teyze dedim, internetinin şifresi yok, yurttan giren olur, fatura fazla gelir dedim. Gelmez kızım sınırsızmış deyince benim gözler açıldı. Çaylarımızı yudumlarken, olsun teyze sınırsız dediğinde de kota var torunların rahat oynayamazlar dedim. Şifre koymaya ikna ettim. Şifreyi koydum, teyzeme de kağıda yazıp verdim numaramla beraber. Bir şey olursa ararsın beni burdan diye.
Aradı sonra, her cuma hemde. Yemeğe çağırdı. Patatesli böreği enfesti. Bazen gözleme yapardı, seslenirdi çıkardım balkona, poşete koyup bana gözleme atardı.
Kyk da internet olmayışı çok işime gelmişti kısaca. Şifre koyarak kendi kullanım alanımı da kastırmadım. Rahat rahat takıldım internette. Sayısını hatırlayamadığım cuma ev yemekleri yedim. Tatlılardan poğaça börekten bahsetmiyorum bile.
Vay arkadaş, üzerinden 9-10 yıl geçmiş şeyi taptaze hatırlattı bu başlık. Duygulandım..