... Diğer odaya ulaşmak için size göre sağ tarafa doğru dikkatlice ilerlemeye devam ediyorsunuz. Odanın penceresine vardığınızda, pencerenin açık olduğunu görüyor ve bu sefer görünmez bir duvarla karşılaşmaksızın içeri girebiliyorsunuz. Bunun neden olabileceğini düşünürken, bu odanında farklı bir zaman dilimine ait olduğu ve o zaman diliminde pencerenin bir sebeple açık bırakıldığını aynı zaman içerisinde kendinizle aynı anda, aynı zamanda, birlikte bulunamayacağınızı aklınıza getiriyor ve bunun bir paradoks olabileceğini düşünüyorsunuz. zaman ve mekân algısının arap saçına döndüğü bu sıra dışı duruma kendinizce mantıklı olabilecek bağlantılar kurmaya çalışıyorsunuz.
Odaya girdiğinizde, kapının önündeki boş bir kağıt parçasını fark ediyorsunuz. Kağıdı elinize alıp, inceliyor ve bunun ne anlama geldiği konusunda, allak pullak olmuş zihninizle Fikir yürütmeye çalışıyorsunuz. Birkaç dakika değerlendirme yapıyor ve sonunda bu kapıyı açmaya karar veriyorsunuz. Aceba bu kapı açılınca hiç ummadığınız bir görüntüylemi karşılaşacaktınız, herşeyden önce, bu boş kağıt parçası neden kapının önüne bırakılmıştı. Bunun cevabı belki de o kapının ardında gizliydi. Tüm cesaretinizi toplayıp açmaktan artık bıktığınız o kapıyı tekrar yavaşça aralıyorsunuz.
Kapıyı tamamen açtığınızda ise, yine alışık olduğunuz görüntüyle karşılaşıyor ve Sinirle elinizdeki kağıdı paramparça ediyorsunuz.
Artık bağırmanın, kendinizi paralamanızın bir faydası olmayacağını ve bir oyunun içerisinde olduğunuzu düşünüyor, bu oyunu da her ne pahasına olursa olsun kazanmanız gerektiğini kendinize öğütlüyorsunuz.
Sakince, masanın yanındaki sandalyeye oturup, şu ana kadar yaptıklarınızı ve şimdiye kadar neyi yanlış yaptığınız konusunda düşünmeye başlıyorsunuz. Siz düşünürken, gözünüz bir an masanın üzerinde bulunan kaleme ilişiyor. Ve o an, o boş kağıdın neden kapının önünde olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü imdat notunu, o kalemle yazmıştınız. Kalemde size ait değil odaya aitti. Haliyle sizin o kalemin mürekkebiyle kâğıda yazmış olduğunuz imdat notu. Sizin kağıdı kapının altından ileri doğru bırakmanızla ait olduğu yere, yine kaleme gitmişti. Ve o imdat notunu alan aslında sizdiniz. Siz bunları düşünürken. Siz olan kişi yine pencere camında belirir. Bu sefer pek telaşlı gözükmektedir. Elindeki yazmış olduğu kağıdı cama doğru tutarak oku!, der gibi eliyle işaret etmekte.
Kağıtta; 'birazdan Otel görevlilerinden birisi gelecek. Sana uçak biletinizi, otelin oto parkında düşürdüğünü söyleyip bileti sana vermek isteyecek. O bileti sakın kapı açıkken ve görevli içerdeyken eline alma! çünkü kapı açıkken dokunduğun herşey sana ait olacak, ölüm bile. gerçekte, o bilet halâ oto parkta. Aslında o uçağa geç kalacak ve yetişemeyeceksin. Görevli dışarı çıkıp kapıyı kapattığında, pencereden aşağıya atlamalısın. Uyandığında, kendi bulunduğun odanın kapısının önüne bırakabilecek ve sadece sana ait olan kalem ve kâğıtla inandırıcı bir not yazıp, Kendini o odaya girmemeye ikna et. Sakın kâğıdı kapının altından, kapının diğer tarafına itme. Kağıdı kapının iç tarafına sen odaya adımını atmadan fark edebilecek şekilde koy. Sen olan kişi kapıyı açtığı an, pencereden aşağıya atla ki,o girmeden sen odayı terk etmiş olasın. Uyandığında, eğer kendini ikna edebilmişsen, o odaya girmeyecek bu odada tekrar uyanmayacak ve otelden ayrılmış olacaksın.'...