çıkmaz oda

entry15 galeri
    1.
  1. Anlatacağım konu, her ne kadar 1408 numaralı oda, filmini anımsatsa da çoğu yönden birbirleriyle ayrılmaktadır.

    Siz işiniz gereği, çoğu zaman seyehatlere çıkan bir iş adamısınız. Ayrıca Evli ve çocuk sahibi bir insansınız. Ama işinizdeki başarınıza konsantre olmuş, baba ve koca olarak sorumluluklarınızı tam olarak yerine getiremiyorsunuz. siz de bu durumdan içten içe rahatsız olsanız da, işinize olan tutkunuz iki taraf arasında dengeli bir hayat kurmanızın önüne geçiyor.

    Bir gün evde olduğunuz sırada, eşinizle bu konu hakkında şiddetli bir tartışma sonrası evi geçici süreliğine terk etme kararı alıyorsunuz. Aynı gece iş yerinize yakın bir otele gidip, oda kiralamak istiyorsunuz. Otel görevlileri ellerinde sadece tek bir oda kaldığını isterseniz yarını bekleyip, size başka bir oda ayarlayabileceklerini söylüyorlar. Siz de moral bozukluğunuz ve yorgunluğunuz sebebiyle bir an önce odanıza çekilip dinlenmek istediğinizden ısrarla bu odayı istiyor ve kiralıyorsunuz.

    Oda anahtarınızı alıp, Bir görevli eşliğinde gerekli bilgileri aldıktan sonra 7. Kattaki 66 numaralı odaya yerleşiyorsunuz. Bir duş aldıktan sonra yatağınıza girip düşünceli ve endişeli bir ruh hali ile uykuya dalıyorsunuz.

    Sabah olduğunda cep telefonunuzun çalmasıyla uyanıyorsunuz. Arayan kişinin eşiniz olduğunu görünce telefonu açıyor ve hiç beklemediğiniz bir ses tonuyla.

    'Aşkım, Nerelerdesin dün geceden beri seni arıyorum. Bir an için o uçakta sen de varsın diye gece boyu gözüme uyku girmedi. Şükürler olsun o uçağa binmemişsin'

    'Aşkım, ne saçmalıyorsun ne uçağı ne düşmesi, dün gece evden ayrıldığımdan beri ben oteldeydim'

    Telefon o an birden meşgule düşer. Bir kaç kez eşinizi tekrar aramanıza rağmen ulaşamazsınız. Hemen apar topar giyinip. Bir an evvel eve giderek eşinizle görüşmek ve ne olduğunu anlamak için hazırlanıyorsunuz. Odanın çıkış kapısını açtığınızda, dışarı çıkmayı umarken kendinizi tekrar bir odanın içerisinde buluyorsunuz. Galiba bana farkında olmadan çift oda verilmiş diyerek, o odanın kapısını da açtığınızda yine başka bir odayla karşılaşıyorsunuz. Heyecan ve şaşkınlıkla her kapıyı açtığınızda bir odayla karşılaşıyor. Geri dönerek açtığınız kapılardan tekrar giriyorsunuz. ama hepsi birbirinin tıpa tıp aynısı olan, ama sadece uyandığınız yerde pencereleri olan odalarla karşılaşıyorsunuz. Artık bir ileri bir geri koşturmaktan yorulmuş durumdasınız. Hemen telefona sarılıp resepsiyon'u aramak istiyorsunuz.onlara artık bu şakaya son vermelerini söylemek istiyorsunuz. Ancak otel telefonunun çalışmadığını ve cep telefonunuzda sinyal olmadığını görüyorsunuz. duvarın dibine oturup kendi kendinize yaşananların bir rüya bir hayâl olduğu konusunda ikna etmeye çalışıyorsunuz. Biraz kendinizi toparladıktan sonra, kalkıp usulca ve pozitif düşünceler eşliğinde kapıyı yavaşça aralarken bir taraftanda lütfen başka bir oda daha görmek istemiyorum diyerek umutla kapı arkasındaki görüntünün çıkış yeri olmasını istiyorsunuz. Ne yazık ki aynı manzara ile karşılaşıyor, sinir krizi geçirerek odanın altını üstüne getiriyorsunuz. Bir taraftanda odalar arasında gidip geliyor. Bir odada ki bütün değişikliklerin diğer odalarda da gerçekleştiğini fark ediyorsunuz. Bazı cisimleri kapı eşiğinden içeriye attığınızda cisimler o bölgede kayboluyor ve eski bulunduğu yerine geçiyor. Artık kafayı yemek üzeresiniz. Bu yaşananlar bir rüya olsa bile bu odadan bir an önce çıkmak istiyorsunuz. Bu bir rüyadır, öyle olmalı! uyanmam gerek! diyerek Bıçakla elinizi kesiyor. Acı hissettiğinizi anlıyorsunuz. ilerleyen dakikalarda başka bir odaya geçtiğinizde, yara izinin kaybolup elinizin eski halini
    Aldığını fark ediyorsunuz. Tamamiyle ne olduğunu bilmediğiniz sıra dışı bir durumla karşı karşıya kaldığınızın artık farkına varmış durumdasınız.

    Çıkış yolu arıyor pencereye yöneliyor. imdat çığlıkları atarak sesinizi duyurmaya çalışıyorsunuz. Aşağıdaki akan trafikte ve kalabalıkta kimse sizi duymuyor veya duyamıyor. pencereyi tamamiyle açarak yan odaya geçmeyi planlıyorsunuz. Pencere önündeki zemin yere çıkarak yan odanın penceresine ulaşıyorsunuz. Odada yatakta yatan bir insanı görüyor. Pencereyi yumruklayarak dikkat çekmeye çalışıyorsunuz. Çabalarınız sonuç getiriyor. Yatan kişi aniden doğrularak pencereye doğru yöneliyor. O kişiyle pencere camında, yüz yüze geliyorsunuz. Dikkatli baktığınızda o kişinin kendiniz olduğunu fark ettiğinizde istem dışı panikleyerek ayağınız kayıyor ve yedinci kattan aşağıya düşüyorsunuz.

    Gözünüzü açtığınızda kendinizi yine Otel odasında uyanmış halde buluyorsunuz. Çok şükür ki rüyaymış diyerek derin bir rahatlama hissiyle uyanıyorsunuz....
    1 ...