gönül yorgunluğu

entry11 galeri
    3.
  1. --spoiler--
    enteresandır ama gönül yorgunluğu, aşktan uzaklaşmayla, istirahat etmeyle, unutmaya çalışmakla ve yorgunluğun kaynağından uzaklaşmayla geçmez, geçmiyor. aksine kaynağa -ki kaynağın aşk olduğunu konusunda hemfikiriz*- ne kadar yaklaşırsanız, ne kadar aşkı kovalarsanız ya da kovalanırsanız o kadar iyileşme belirtileri gösteriyorsunuz...
    --spoiler--

    yukarıdaki cümleleri size gerçekten yazıp, sizi aşka cesaretlendirmek istemez miydim? isterdim elbet. lakin olmuyor öyle, olmuyormuş. yalan da söylemek istemiyorum. yalanlar avutmuyor insanı gönül işlerinde çünkü. gönül illa ki somut bir kanıt istiyor. o nu istiyor.

    gönül arayıp, buluyor; seviyor. kimi zaman seviliyor. en sonunda da kaçınılmaz sonu görüyor ve onunla karşılaşmak zorunda kalıyor. terketmek veya terkedilmek...

    ve bunlar yoruyor onu. gücü kesiliyor. belki bir dayanağı olsa devam edebilecek yoluna ama olmuyor. tekrar güç kazanmak istediğinde eski günlere dönmeye çalıştığında da bir daha yıkılıyor. hafif sıyrıklarla atlattığı aşk depremi ikincide enkazın altına gömüyor onu.

    bu durumları yaşamış, enkazın dahi altından kalkabilmiş bir gönül size der ki; yaklaşmayın fazla. aksine uzaklaşın. eskiden yarin gözlerinden başka bir şeye bakmayan gözleriniz artık denizin maviliklerine baksın. kulağınız aşk fısıltıları yerine martıların çığlıklarını duysun. alın en iyi dostunuz yalnızlığı da yanınıza, yeni yalnızlıklara doğru yelken açın...
    0 ...