gerek uluslararası gerekse de yerel şartlar müsait!
saflar kesinleşiyor.
kılıçlar bileniyor.
ortadoğu'da savaş tamtamları çalınca ülke içinde ritm tutmaya başlıyoruz. bölünerek taraf oluyoruz.
tam da sunni - şii ayrımının körüklendiği zamanda
bugüne kadar hırsızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, kul hakkı yenmesine ağzını açmamış "mercedes işleri başkanlğı" fetva veriyor. "cemevi kırmızı çizgimizdir" yetmiyor alevilerle evlenir mi? sorusuna "müslüman olmayanla evlenilmez" fetvası çıkıyor. her ne kadar açıklamanın devamında "aleviler müslüman değildir" denmese de bilinçaltında yatan, kelimelerin özensiz seçimi ile ortaya çıkıyor.
***
ülke olarak bırakın bilim üretmeyi çoğu konuda fikir üretmekten aciziz.
fikir üretenlerin de sesi kısılıyor. bayağılık, anlamadığına karşı komploculuk, batıllık, hurafecilik, baskın çıkıyor.
işte bu nedenle abd'nin emperyalist planlarına yılana sarılır gibi sarılıyor denize düşenler...
bas bas bağırıyorlar "bop eşbaşkanlarından biriyiz" diye.
abd istiyor kardeşler düşman, düşmanlar kardeş oluyor.
omurgasızlıktan gocunulmuyor. abd'nin götünü yalamaktan, ona yaranmaktan başka muratları yok güce tapanların.
ki abd'nin bop hedefleri açık. haritasını değiştireceğiz dediği ülkelerde haritalar değişti / değişiyor.
***
ortadoğu her zamankinden de çok kaynayan kazana döndü.
iran - ırak merkezi hükümeti - suriye (esad) - rusya bit taraf oldu.
karşısında arabistan - türkiye - kuzey ırak (barzani) - katar - israil (el altından) - abd - bazı ab ülkeleri vs yeni taraf.
***
yeni bir paylaşım savaşı var.
biz sırtlanların yanında olduk.
istiyoruz ki onlardan kalan kemikleri sıyıran vahşi ve sadık köpekler olarak ganimetimizi alalım.
"1 koyup 3 alma" palavrasına her seferinde inanıp üçün birini alıyoruz!
safımızı kendi hırslarımız, ideallerimiz, düşüncelerimiz uğruna belirlesek yine bir yere kadar anlayacağım.
abd emrediyor biz uyguluyoruz.
düşünmüyoruz suudi arabistan niye şimdi idam etti şii din adamını diye.
açıklamalarda buna değinmiyoruz bile.
sanki durduk yere iran'daki suudi büyükelçiliğine iranlılar saldırmış gibi kınıyoruz.
mercedes işleri başkanı'nı hemen gönderiyoruz suudi arabistan'a fetva veriyor...
ne idüğü belirsiz suudi önderliğindeki savunma bloğuna en önde asker yazılıyoruz.
sözde teröristle savaşacağız. ama bu adamlar vahabi olmayan herkesi terörist gibi görüyor!
namlunun ucu elbet bize dönecek.
ortalık gerilince koltuk da 4 yıl sağlama alınınca israil'in götünü yalamaya koşuyoruz.
en büyük ticari ortaklarımızdan rusya ile papaz oluyoruz.
(ki bir süre önce bizi şangay beşlisine al kurtar ab kapılarında beklemekten diye yalvarıyorduk. )
abd'nin kuzey ırak ve suriye'den akdeniz'e kürt koridaru açacağını ve bop haritalarında ülkemizden koparılan güneydoğu (hatta fazlası) ile kürdistan'ın kurdurulmak istendiğini bile bile "bize kötülük yapmaz" deyip domalıyoruz abd'nin önüne...
***
sadece ülkeler arasında olmayacak bu savaş.
ülkeler içinde de olacak.
bu nedenle kaşınıyor şii - sunni, alevi - sunni, türk - kürt meseleleri. bunlara çeşni olarak laik- dinci, her ne kadar küllense de sağcı - solcuyu da ekledin mi tamamdır.
etnik kültürel farklılıklara göre homojen dağılmış mikro devletçikler emperyalizmin hedefi.
küçülsünler ki daha kolay lokma olsunlar!
***
oysa rehberimiz de vardı.
"yurtta sulh cihanda sulh" demişti atam.
emperyal hedefleri gördükçe bölgesel paktlarla savunmayı güçlendirmişti.
biliyordu ki büyük lokma olunursa yutmaya yeltenemez emperyaller.
kendi beynimizi kullanmadığımız gibi dahiyi taklit etmeyi bile beceremedik.
***
biz kazananın sadece emperyalizm olduğu savaşta taraf olarak kaybettik.
hangi safın kazanacağının önemi yok.
biz kaybeden olacağız.
sevdiklerimizden, canlarımızdan, onurumuzdan, özgürlüğümüzden olacağız.
ne uğruna?