ulan çok mu öküzüm, ya da hatunsuzluk başıma mı vurdu; sadece ''sibel'' in aklımda kaldığı film.
--spoiler--
gerisi şahan gökbakar ın karakter olayında, özellikle de, recep ivedik olayında başarılı olduğunu ben de biliyorum, ama gülmeye kendisini endekslemiş bir salon dolusu - çoğunluğu liseli gençlik - insan arasında izledikten sonra, gülmeyecek olsanız bile, güldükten sonra, neden güldüm lan ben bu sahneye diyebiliyorsunuz. aynı zamanda da, recep ivedik in daha önceden şahan ın programlarındaki skeçlerinden de bol bol yararlanılmış; kullanmış olduğu cümleler birebir kopyalanmış, bir de bazı sahnelerdeki diyaloglar, özellikle de recep ivedik in diyalogları zoraki uzatılmış gibi geldi...
ama, yok mu böyle adamlar içimizde diye sorsak kendimize, ertesi sabah otobüste sana 5 tane çıkarayım lafı bile abartı olmazdı herhalde.
tabii ki, sonu itibariyle de, yeni bir filmin de geleceği şüphesiz. ehh, oyuncusudur, çekimidir, onun dışında filmin tamamını aynı mekanda, aynı kostümlerle çeken şahan gökbakar ın, ikinci film için çok da masraf düşüncesine girmeyeceği de aşikar. bazı yerlerini çok bezettiğim zampara seyfettin filminin bile aynı maliyette olduğundan şüpheliyim.
--spoiler--
--spoiler--
ama kalkıp da, recep ivedik elini kolunu sallasa bile, kem küm edaları arasında kendisini gülmek için zorlayan ahaliye anlam veremedim; o kadar komikse, çıkayım şehir merkezine, tutayım g.tüme bir şişe, osurayım bakalım görenler, gülmekten yarılıyor mu ?
--spoiler--