ronaldinho: ben ronaldinho olarak dünyanın en ünlü futbolcusu olabilirim ama biz Barcelona'yız ve bizim için barcelona demek Puyol demek.
futbol kariyerine doğduğu kasabanın takımında kaleci olarak başlamış ve 15 yaşında omzundan geçirdiği sakatlıktan dolayı futbol hayatı başlamadan bitme noktasına gelmesine rağmen o günlerde babasıyla arasında geçen diyalog:
-oğlum ben istiyorum diye değil, eğer sen de çok istiyorsan her şeye rağmen Barcelona'da oynama hayalini gerçekleştirebilirsin.
-evet çok istiyorum ama doktorlar artık kaleye geçemeyeceğimi söylediler.
-iyi de sen herhangi bir takımın kalesine geçmeyi mi yoksa nerede olursa olsun Barcelona'da oynamayı mı istiyorsun?
-ben hangi mevkide olursa olsun Barcelona'da oynamak istiyorum.
puyol ertesi gün antremana gider ve forvet oynamaya başlar. antrenörleri onu zaman zaman orta sahada, kanatlarda ve savunmada da görevlendirir. tam da o günlerden birinde Barcelona oyuncu izleme komitesinden birinin geldiği maçta hem sağ kanatta hem de savunmanın ortasında futbol hayatının geri kalanında yapacağı gibi her tekmeye kafa sokup döktürdüğünde Barcelona'ya seçilen ilk oyuncu olur.
Barcelona Akademisindeki ilk antremanında antrenörler savunma oyuncularının bir adım öne çıkmasını istediğinde ilk öne çıkan oyuncu puyol olur. daha sonra orta saha oyuncularının öne çıkması istenir. puyol yine en öndedir. forvet oyuncularının öne çıkması istendiğinde yine onu gören teknik direktörleri "peki sen tam olarak nerede oynuyorsun?" diye sorduklarında Puyol cevabı yapıştırır:
-FC Barcelona'da!