ilk ve hatırı sayılır derecede yol kat etmeni sağlayacak olan kural;
Arzu etmelisin, gerçek anlamda ve kuvvetlice ama.
Öyle arzu etmelisin ki karşındakinin gözü korkmalı. Titremeli ve alev almalı gerekirse.
Çünkü zafer her zaman için onu en çok isteyenindir.
ikinci ve hayatta başarılı olmanda belirleyici rol üstlenecek olan kural ise;
Delicesine çaba harcamalı, pes etmeyip sonuna kadar mücadele etmeli ve en uç noktaya ulaşana kadar durmamalısın ki, en tepeye ve hayallerine ulaşabilesin. Emeklerinin karşılığını alıp tebessüm edebilesin. Kapasitenin ve yapabileceklerinin sınırı yok. Varsa da, onları yıkmak zorundasın. Ancak o zaman insanlara yanıldıklarını gösterebilirsin.
Çünkü başka hiçbir çaren yok.
O zincirlerin seni kolay kolay bırakacağını zannetmiyorsan tabi.
Üçüncü ve yolun sonunda içini en çok rahatlatacak kural ise;
Sağlıklı ve rasyonel düşünmelisin, bunun için olaylara farklı açılardan ve objektif olarak bakabilmeyi öğrenmen gerek. Saatlerce, gecelerce, günlerce, her saniyeni kafa patlatarak geçirmek zorunda kalsan bile.
Ancak o zaman gözünün önündeki gerçeği görmeni engelleyecek perde olan önyargılarından tam anlamıyla kurtulabilirsin.
Adımlarını buna göre atacaksın en nihayetinde.
Dördüncü ve genel olarak yanlış bilinen kural ise;
Ne olursa olsun kendine olan inancını ve umutlarını kaybetmeyeceksin. Kaybetme lüksüne sahip olmadığın birkaç şeyden biri çünkü inancın. O giderse geriye ne kaldığının önemi yok çünkü.
Sen kendine inanmayı bırakırsan, tüm dünya sana inansa da anlamı yok.
umutlarını kaybetmek seni özgürleştirmez. Bu, denemeye cesaret edemeyen ve yenilgiyi baştan kabul eden acizlerin tesellidir.
Onlar da yenilmeye mahkumdur zaten. Gerçek hayatta Fight Club kuralları geçerli değil maalesef.
Beşinci ve ihtar içerikli kural ise;
Umursamaz olmak ve düşüncesizce hareket etmek sana bir şey kazandırmaz.
Boktan ve hak etmediğini düşündüğün bir hayat dışında tabi. verdiğin her aptal karar için kendine küfredersin o zaman. Hayalini kurduğun şeyleri elde etmek yerine zorunda bırakıldıklarına biat edersin o zaman eninde sonunda. Depresyonunu nasıl atlabileceğini, gerçekten nasıl eğlenebileceğini, insanlara nasıl istediklerini yaptırabileceklerini, stresini gerçekten atmayı öğrenmen lazım.
Yoksa sen de tarihte bir toz olursun.
Altıncı ve genel olarak lafta kalan kural ise;
Hiçbir şey için, ne olursa olsun, körü körüne inanıp ona bir şeylerini adamamalısın.
gerçekten sorgulamadığın, onu iyice anlayıp benimsemediğin her şey için ettiğin fedaların götürüsü, getirisinden büyük olur.
Enkazın altında kalırsın. hüzünlü ve soluksuz şekilde.
iç sesinin doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapmaktan aciz olmamalısın,
çünkü vicdanından başka hesap verecek kimsen yok, hiç ama hiç kimse,
eğer hayal kırıklıklarıyla baş başa kalmak istemiyorsan tabi.
Yedinci, en detaylı ve sondan bir önceki kural ise;
Özgüvenini insanların hayal bile edemeyeceği seviyede tutup her şeye meydan okumalı, Zamanını kaybetmeden her türlü tecrübeyi edinmeli, pes etmeyi unutmalı, Her başarısız olduğunda daha da hırslanmalısın ki, Olağanüstü ve tanrı vergisi karaktere ulaşmaya yaklaşabilesin, zeka ve iradeni sınırları zorlayacak derecede geliştirebilesin.
Sekizinci ve son kural ise;
Kendi kurallarını koymalısın. Eğer uyacaksan tabi. Şimdi bi sigara ver lan yoruldum amına koyim.