garip bir insan eylemidir yazmak...
sadece insana has bir özellik midir, bilmiyoruz... belki evrende düşüncelerini, duygularını ve bilgilerini ve daha birçok şeyi yazıya dökerek aktaran başka yaratılmışlar da vardır.
ama şimdilik bilebildiğimiz kadarıyla, yazma eylemi insana has bir özelliktir.
insandan çıkar, insana hitap eder...
ve en temelde aktarmak ve kalıcılık sağlamak gibi işlevleri olsa da yazı, motomot bir aktarım tekniği değildir. insanla ilintili bir eylem olduğu için, dinamiktir.
şekli değişir, hatları değişir, alfabesi değişir, muhtevası değişir, barındırdığı kelimeler değişir (kimi doğar, kimi mahzenlere atılır)...
yani dinamik bir aktarım tekniğidir.
garip bir mahluktur aynı zamanda yazı...
nefes almayan, ama ruhlara nefes veren...
görmeyen, ama birçok ruha yeni ufuklar açan...
dokunma yeteneği olmayan, ama birçok ruhu en derininden kavrayan...
kendisinden ses çıkmayan, lakin kendisine müptela olanlara yeni sesler çıkarmasını öğreten...
ve sadece okurunun ruhunda Peyda olan bir mahluk da değil; bilakis müellifini de, kendi büyülü dünyasına çekerek efsunlayan bir mahluktur yazı...
yani her ne kadar müellif, yazının saçını başını çekiştirerek, yazıyı eğip bükerek, yazıya yeni renkler katarak, ya da yazının böğrüne avuç avuç acı serpiştirerek birşeyler ortaya çıkarmaya çalışsa da, aynı zamanda mürekkebin ve kağıdın kokusuna sinmiş, yalnızlıkta ruhun genzini yakarak öze sirayet eden iksiri soluyarak bir bakıma yazının gizemli dünyasına girer ve bir parça da yazının hükümranlığını kabul etmek zorunda kalır...
yazı müellifi yontar, eğip büker, senaryosuna yeni kurgular eklemek zorunda bıraktırır...
kimi yerlere itiraz ederek sanatkarını yalvartır...
kimi zaman da onu pes ettirir.
yani kendisine ihtimam ve hürmet gösterilmesi gerektiğini önce kendi mimarına öğretir ki, kıymeti yerde kalmasın.
zordur yazı; nazlıdır, kıymetlidir.
epey çektirir sanatkarına...
kadrini bilerek kendisine eğilen hassas ruhlular için, çektirdiği eziyetten sonra da büyük bir hizmetkardır yazı...
var olduğu müddetçe, amade bir şahittir yazı...
ve müellifini fısıldayıp durur, her gördüğü yeni insana...
kadrini yüceltir insanlar arasında...
yeter ki yazıda dürüst olunsun, yazıya dürüst olunsun...
diğerlerine ise oyunlar oynar, kumpaslar kurar.
utandırır...
her daim aleyhte şahitlik eder...
zelil eder...
ezer de geçer...
işte öylesine güçlü ve öylesine büyülü bir aynadır yazı...