Arap sermayesinden dolayıdır. bu para daha önceden amerika, ingiltere ve isviçre bankalarında bulunuyordu. akp dönemiyle dediler ki gelin bu petrolden kazandığınız parayı türkiye'ye bırakın. işte bunun yansıması türkiye'nin suudi arabistan ve katar'la yakınlaşmasıdır. tabi bu paranın göstermelik yerlerde de kullanılması gerekiyordu. arap turistler ülkeye gezmeye geldiler, gayrimenkuller aldılar, şirket kurdular. yönetimde bu parayı para getirecek veya geri dönüşü olacak işlere yatırdı(!). Örneğin otoyollar yapılıyor ama vergiler de geliyor. veya hızlı tren, havaalanları yapılıyor ama ticari olarak. zaten herkesin bunlara binecek durumu yok. zannedildiği gibi türkiye'deki halk zenginleşmedi. sadece kaymak bir tabaka oluştu. birileri büyük kepçelerle alırken çoğunluk çay kaşığıyla aldı. halkın geliri arttı görünse de vergi oranları da arttı. zaten dünya üzerinde bir hareketlenme var. özellikle çin ve uzakdoğu piyasası bunda etkili oldu. şöyle bakarsak örnek olarak eskiden beyaz eşyaya endeksli borçlanmalar vardı. neden türkiye'de bunu bir aile üretiyordu. şimdi bir asgari ücretli bir veya iki aylığıyla evini bu tarz eşyalarla döşeyebiliyor. elinde uzakdoğu menşeili akıllı telefon taşıyabiliyor. ülkemizde de bunların bu yönetimle olduğu sanılıyor.