uzun bir aradan sonra kullanmak durumunda kaldığım raylı sistem.
götlerini yırta yırta reklamını yapıp, bu sebeple de oy devşirdiği yerli vagon %50 tasarruf olayından bahsedeyim biraz.
vagonlar bildiğin 4. dünya ülkelerinin hurdalarından toplanmış, içerisine açık renk bir boya sürülmüş, biraz aydınlatmalar parlatılmış ve verilmiş. yani öyle yeni üretim, yerli üretim olayı falan yok. bildiğin hurdayı makyajlayıp vermişler bize. vagonların güvenlik sistemi sıfır. kapılarda sensör yok, tren durağa yanaşıp henüz durmadan kapılar belediye otobüsü mantığında tısss diyerek açılıyor. yani kalabalık falan olsa ve çoluk çocuk dayanıyor olsa kapıya, ray ile tren arasına sıkışmaması içten bile değil.
acil fren sistemi diye etiketledikleri bir kaç kol gözüme çarptı, baktım hiçbir yere bağlantısı yok. lan bildiğin kırmızı bir kutu koymuşlar, önüne de bir tutacak, üzerine de acil fren yazmışlar. oğlum kutu bildiğin kelepçe ile direğe tutturulmuş. ne bir hidrolik sistemi, ne bir elektronik mekanizma ne de kutuyu bir merkeze bağlayan bağlantı yok. tamam anladık, siz kendiniz bağlamışsınız da, ulan en azından gösteriş için 2x2 elektrik kablosu koysaydınız da, "aa evet bak en azından elektrik var, çalışıyordur" diyebilelim.
insanlarımız koyun gibi mecburen kullanıyor. sağ olsun büyükşehir belediyesi metro harici her hangi bir alternatifte bırakmadı bursa da. metroya binmez isen eğer, yürürsün ya da taksi tutarsın.
böyle belediyeciliğin de, böyle yerli üretimin de, böyle tasarrufunda amına koyayım afedersin.