Pandora'nın açmış bulunduğu kavanoz. mitolojoye göre zeus, ateşi olimpostan çalarak insanlığa götüren ve insanlığın da gelişmesini sağlayan prometheus'a kızmıştır. onu bir adaya zincirlenmiş ve bir akbabanın her gün gelip onun ciğerini yemesi cezasını vermiştir. burada bir parantez açıyoruz. prometheus'un bir titan olduğundan dolayı ölümsüz olduğunu bu yüzden de ciğerinin sürekli yenilendiğinden bu azabın sonsuza dek süreceğini düşünüyor olabilirsiniz. lakin yıllar sonra herkül gelerek prometheus'u kurtarıyor. burada parantezi kapatıp hikayemize devam edelim. prometheus kurnaz ve zeki bir adamdır. bu yüzden sürgüne gönderilmeden önce kendisinin tersine alık ve saf olan kardeşi epimetheus'a tanrılardan gelen hiçbir hediyeyi almamasını söylemiştir. nitekim zeus prometheus'a verdiği cezayla yetinmemiş tüm insanlığa da ceza vermek istemiştir. bunu da epimetheus'un üzerinden yapmayı uygun bulmuştur.
tüm tanrı ve tanrıçalar bir araya gelmiş ve yunan mitolojisindeki ilk kadını yaratmışlardır. afrodit ona güzellik ve cazibe, athena zeka ve strateji vermiştir. ismini ise "tanrılar armağanı" anlamına gelen "pandora" koymuşlardır. pandora'yı epimetheus'a gösterdiklerinde prometheus'un ona söyledikleri aklından çıkıp gitmiştir. pandora'yı bir hediye olarak görmemiş olmalı. daha sonra zeus pandora'ya düğün hediyesi olarak bir kavanoz - yanlış bir çeviri sonucu kutu denir- verir ve pandora'ya asla bu kutuyu açmaması gerektiğini söyler. tabiki zeus pandoranın merakına yenilip kutuyu açacağını biliyordur.
pandora kavanozu açmamak için günlerce kafasında bir savaş verir. lakin merakına yenilir ve kavanozu açar. açtığı anda içinden kötülük, açlık, sefalet yani kötü olan her şey dünyaya yayılmıştır. pandora kavanozu kapattığında ise içinde tek bir şey kalmıştır. o da umuttur; insanlığın içindeki umut, kötülüğün yayılmamış olması umudu...