çocuk olmak

entry166 galeri video1
    23.
  1. akşama kadar lunapark'ta halkacı önünde dolanıp, halkayı üst üste duran çeyrek altın ve rengi kaçmış johnnie walker ikilisine geçirme hayalidir. izmir fuarı'ndaki lunapark için fazla demode kalan oyuncakların; karşıyaka'ya sürülmesine şahit olmaktır. lunaparkın, düşük talepten muzdarip hüznünde koca kalyon'a iki kişi binmek, sana kıyak yaptığını düşünerek aleti yarım saat durdurmayan lunaparkçı çocuğa küfrede küfrede kusmaktır.

    bisiklettir çocuk olmak. bisikletini çarşı'da ara bir sokağa kilitleyip, saatlerce sürtmek. sahil yolunda karşıyaka-bostanlı arası, yorulana kadar turlamak. eğer paran varsa, bostanlı balıkçı barınağı'ndaki tuhaf biçimli sarma kokoreçten yemek.

    çocuk olmak; semtten konvoyla alsancak'a maça gitmektir. maç öncesi çarşı, iskele civarında toplaşan tayfaya dahil olmaya çabalarsın. küçüklük başa beladır, olanca sallanmazlığınla kalırsın.
    "abi bee yaşa var ol yapmıycak mıyız?"ların, "hassiktir lan" la yanıtlansa da tuhaf bir çocuk olmamışlığı ya da ergen hevesi ile o ekibe dahil olmaya çalışırsın. konvoya kadar dezavantajsa da, arabalara ve otobüslere doluşma anında iyidir çocuk olmak. bir biçimde sığarsın.

    çarşıya gittiğin zamanlarda, cami'nin az ilerisinde yonca'ya yolunu düşürürsün illa ki. başka yerde bulunmayan her şey yonca'dadır. sırf ithal malı, alabildiğine pahalı ama bir çocuğun vitrinine yapışmaması, içeri dalıp şaka oyuncaklarının fiyatını sormaması ne mümkün. almayacaksan elleme ekolünden pek suratsız da bir sahibi vardı. beyaz saçlı, bıyıklı. okulların ilk açıldığı hafta peker kırtasiye, serpil eski kitabevi dolanı dolanı dur bir de kitap peşinde.

    adliye ve hükümet konağının önündeki devasa geniş meydanda top oynamaktır haftasonları. ve hatta hafta içi akşamları. inceden gurur duymaktır "zübeyde hanım'ın mezarı bizim evin orda" diye. girne'nin aynı zamanda kıbrıs'ta bir şehir de olduğunu farketmektir günün birinde. olof palme anısına anıt diktirmeyi akıl etmiş bir diyarın evladı olmaktır. hatta tel örgüyü ekarte edip insan hakları anıtı'nın tepesine kadar çıkmayı hayal etmektir. o parktaki mendireğin ucuna kadar yürümüş olmaktır.

    hani islam çupi'nin bir sözü var "fenerbahçe'nin büyüklüğü tarif edilemez" konulu. fenerbahçeli olmadığımdan kelli genelde hak vermem, hak vermediğim gibi de karşı çıkarım. işte karşıyaka'da çocuk olmak islam çupi'nin tarif edemediği o duygunun bir versiyonunu yaşamış olmaktır.
    0 ...