bugün geldiğimiz noktada haklı olduğum için mutlu
hükümetin ve dindar geçinen bir grubun milli orduya kumpas kurduğu için üzgünüm.
davanın son sözlerini ilker başbuğ'dan dinleyelim.
failleri açık açık ifade etmiş.
--- alıntı ----
Başbuğ, Türk ordusunun Ergenekon, Balyoz ve Casusluk davalarıyla hedef alan üç gücü şöyle açıkladı: ABD, cemaat ve AKP iktidarı!
ABD'nin Türkiye Büyükelçisinin 15 Kasım 2002'de ülkesine gönderdiği mesajda, "Türkiye'de ordu, bürokrasi ve yargıda bir derin devlet var. Derin devletin merkezinde de ordu bulunmakta. Derin devlet yani ordu, ABD'nin desteklediği reformun önündeki en büyük engeldir" denildiğini anlatan Başbuğ, "Buradan şu sonucu çıkarabiliriz, Bush yönetimi TSK'ya yapılanlara, yapılacaklara sıcak bakmıştır. Cemaatin ise işlenen hukuk cinayetlerinin faili olduğu anlaşılmaktadır. Bu cinayeti yargı ve emniyet içine yerleştirdikleri kadroları vasıtasıyla işlemiştir. Siyasi iktidar ise 'Ne istediler de vermedik' ve 'aldatıldık' ifadeleri ile bu süreçte Cemaate gerekli desteği verdiklerini, zaten kendi sözleriyle açıkça belirtmiştir" dedi.
Peki bu üç gücün, orduyu hedef almasının sebebi neydi? Başbuğ bu soruyu, "Ulus devlet, üniter devlet ve laik devlet yapısından rahatsız olanlar, 1 Mart tezkeresinin bedelini TSK'ya ödetmek isteyenler, PKK sorununa siyasi çözüm arayanlar için engel TSK idi. O halde TSK, halkının gözünde itibarsızlaştırılmalı ve sesi kesilmeliydi, karşıt kadrolar tasfiye edilmeliydi" diye cevaplandırdı.
Kısacası, ABD, cemaat ve AKP, "siyasi çözüm" ararken Türkiye'nin rejimini değiştirmek istedi. Buna karşı direnen TSK'ya, bu üç gücün ortak marifetiyle operasyon üzerine operasyon düzenlendi. Başbuğ, PKK terör örgütünün karşı çıktığı ilk şeyin de ulus devlet yapısı olduğunu hatırlattı
--- alıntı ---- http://www.yenicaggazetes...turk-ayarlari-35918yy.htm
--- alıntı ----
Ya abd büyükelçisi Robert Pearson ve yine bir neo-con Paul Wolfowitz'in "Yeni Türkiye"deki yuvarlak masa arkadaşları?
Bülent Eczacıbaşı, Kemal Derviş, Can Paker, Mehmet Ali Bayar, Cem Duna, Cem Boyner, Şerif Egeli, Özdem Sanberk, Yılmaz Argüden, Kemal Köprülü, Cengiz Çandar...
TSK'yı tasfiye operasyonuna "Ergenekon" adının verilmesini -1997'de derin devletle özdeşleştirilen bir kitaba atıfla- manidar buluyor.
Kim o kitabın yazarı?
Can Dündar!
30 Nisan 2001'de, "bir kişinin yazdığı köşe yazısında "Ergenekon Örgütü"nden söz ettiğine" dikkat çekiyor.
Kim o kişi?
Dönemin Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru.
Başbuğ'un kronolojisinde "Ergenekon Örgütü"nün sonraki fısıldanma mekanı; 12 Mayıs 2001'de Aksiyon dergisi; cemaat destekli.
"Darbe planı revize edildi. 2008 yılının Şura'dan hemen sonraki ilk altı ayı hazırlık evresi, 2009 yılının ilk çeyreğinden sonraki en uygun takvimde eylem zamanı" yazan ve "Ergenekon Davası'nda tanık olarak dinlenilmesi kararı alınan, nedense sonradan vazgeçilen bir kişi" kim?
Şamil Tayyar; AKP Milletvekili!
Neden kimse "Nerede bu revize edilen darbe planı" diye merak etmedi!
15 Ekim 2007'de David L. Phillips'in Türkiye'ye PKK'yla müzakereyi önerdiği raporundan bir hafta sonra 21 Ekim'de Dağlıca Karakolu'na düzenlenen PKK saldırısı, "terörle mücadeleden sonuç alınmadığı, müzakere sürecinin başlatılması gerektiği" propagandasının "aracı"na dönüştürülüyor. Kimin üzerinden?
Taraf gazetesi!
Eş zamanlı olarak TSK'nın "oyun dışı" bırakılması için düğmeye basılıyor?
Kimin üzerinden?
Taraf gazetesi!
Başbuğ soruyor:
Bu gazete kimler tarafından görevlendirildi? Kimler destekledi?