sarılmak

entry712 galeri ses2
    293.
  1. Servisten inmek üzeresin, sesleniyorsun biraz daha ileride diye. Kamutun yerine getirilmesi ve daha anlaşılır olması için nezakati bir kenara itiyorsun, akabinde gecenin bir yarısı taksiye atlıyorsun içinden ne kadar vasat bir hayatım var diyorsun. Aklından siyahi bir kadının iri göğüslerinin arasından kokain çekmek varken hemen yanında deri ceketli kel bir taksici var. Radyoyu açıyor, tüm radyo programcıları benim için sözleşmiş olmalı. Nedense hiçbir radyoda sevdiğim bir parçaya denk gelemiyorum. Taksiden iniyorsun yağmurun altında sigaranı yakıyorsun. Bir sigata 6 dakika demektir. Eğer bir adam düşünmeye yeteneğini köreltmediyse 6 dakikalık boşlukta düşündükleriyle nice aptalın hayat boyu düşündüklerinden daha önemli çıkarımları olur. Düş dünyamıza 6 dakika ayırdıktan sonra paydos veriyoruz. Merdivenden çıkmaya üşenip asansör kullanıyoruz kat 3'de finale ulaşıyoruz. Kısa bir duş. Beklentiyi karşılayamayan brezilyalı futbolcular kıvamında bir kahve içiyorsun(güney amerika şerbeti) banyodan sıradan işler. Ve gecenin asıl finali: bu gece de yataktayız. Şaka gibi hem de kendi yatağımızda. Ne büyük bir farklılık ki yatak bom boş ve bazı anlar var ki bom bok. işte o an var ya sarılmak kelimesi tüm dillerde anlamını kaybediyor. Yaşanan tüm iğrenç sıradanlıkların ardından o tahtasını siktiğim yatağa tek yatmasam, şakacıktan değil gerçekten sarılabileceğim biri olsa o yatakta, işte o zaman tüm sıradanlığa anlam katabilirdim.

    Sarılmak yüksek oranda mutluluk ihtiva eden, gayri ihtiyari yapılan, anın büyüsünde, duygusal bir orgazımdır. Binlerce insana bile sarılsan birine gerçekten sarılamadıysan, en buyuk mutluluklarından birine bakir kalmışsın demektir. Bu öyle bir bakirliktir ki bu işin içinde ya bir terslik ya da bir ibnelik vardır.

    Şimdi tuttuğunuz elleri bırakın, sarıldığınız bedeni itin, sevdiğinizi sandığınız kişinin gözlerinden, gözlerinizi çekin. Durun bir düşünün ben hiç gerçekten sarılabildim mi diye?
    1 ...