zamanında su şebekesi yapan müteahit büyükbabam kullanırdı bundan. 3 kez taklalı kaza geçirmişliği vardır.
1-) gece 02.00 sularında , arazi dönüşü yolda uyuklar, eve 10 kilometre kala. bölünmüş yol olduğu için de muhtelemen süratlidir, yoldan çıkıp yoldan 7-8 metre düşük kottaki tarlaya, taklalar eşliğinde iner. araç 4 teker üzerine oturup tarlaya indiğinde büyükbabam uyanmış. ilk şokun ardından marşa basmış, 2.cide kavramış. tabi, o kadar taklanın ardından arabada far namına bir şey kalmadığı için el feneriyle gelmiş, ama yine de gelebilmiş eve. ertesi sabah garajı açınca şok olmuştuk, bu arabanın içinden bırakın çiziksiz çıkmayı, insan nasıl sağ çıkar diye. sene 94.
2-) yine bir uyumalı trafik kazası. büyükbabamın babası hastanede komadayken , bigboss refakatçidir. babaannem hastaneye gelince, saat 12 de nöbet değişimi başlar. eve giderken , yolda uyuyakalır. yolun sağında , park halindeki arabayı biçer. diğer araç ford markadır. rivayete göre, diğer arabanın sol tarafı komple paket yapmıştır renault. çelik tampon , ne olursa olsun bir araba için en büyük güvenlik sistemidir halen. not: bigboss direksiyona kafayı vurmuş, ufak bi sarsıntı harici yine çizik yok.
3-) karlı havada 100-110 gelirken virajı alamaz renault. ve virajda yan takla olmak üzere 6 takla atar. ( bu gözümüzün önünde olmuştur, biz arkadaki arabadaydık)büyükbabamın arabanın içinden çıktığı an verdiği tepki efsanedir. ''amına kodumun arabası, sürekli takla atıyor''
99 yılında sıfır ford ranger pick up almış olsa da, nerde ne zaman bir renault 12 görse, gözleri yaşarır gizlice.