Eskiden ailecek giderdik. Her aile giderdi. Neredeyse herkes birbirini tanırdı. Unutulan tuz için merkeze gidilmez, komşu piknikçiden istenirdi.
Şu an ormanın derinliklerinde, 33 adet boş piknik masasına bakıyorum. Buralara gelen yollar, artık yol olmaktan çıkmış durumda. Kimsenin zahmet edip de gelmediği yerlerden birine dönmüş. Arada sırada uğrayan alemciLer ortamda birkaç şişelerini bırakmışlar. Bu da onların imzası.
Bu masaların dolu dolu olduğu, çocukların oyunlar oynadığı, herkesin et Yiyebildiği zamanlar o kadar da uzak değil. O kadar sessiz ki, 5 kilometre ötedeki arabaların sesleri duyulabiliyor.
Bu masalar boş durdukça, yok oldukça, bizim benliğimiz de yok olmakta.
Herkes piknik yapmalıdır. Böylece kafalar daha kolay rahatlayabilir. Şimdi izninizle bu sessizlike saygı duruşuna başlıyorum.