Kendine bağlı kızıl muhafızlar bu dönemde fransa'nın baskın kolluk kuvveti hâline gelmiştir. Geneli soylu olan silahşörleri ise elinden geldiğince güç durumlara sokmuştur.
Kendisi hem fransa'nın en güçlü devlet adamı hem de kardinaller meclisinin üyesi olduğundan muazzam bir güç sahibidir.
Soylulara atmadık kazık bırakmamıştır. Öyle ki sınırda güvenliği sağlayanlar dışında kale ve şatoları bile yıkmıştır.
Tabii bu soylu nefreti yalnızca fransa çıkarları ya da kralı güçlendirmek için değildir. Kendisi de aslen soyludur ancak bu daha çok küçükken babası ölür ve varlıklarını önemli ölçüde yitirmişlerdir. Bunun sonucunda annesi tarafından kiliseye verilmiş ve aileye maddi kaynak sağlanmıştır.
Otuz yıl savaşları'nda ise almanlar'a atmadık kazık bırakmamıştır. Ancak bu fransa için yapılmış bir hamledir ve kendisini fransa'daki eli ilân etmeyen papa ile arasının hepten bozulmasına neden olmuştur. Hatta popüler kültürde cizvitlerin kendisine suikast girişiminde bulunduğu da iddia edilmiştir.
Bu ikisi italya'nın kuzeyinden birbirleriyle sınır kurmaya çalışmaktadır. Böyle bir durum denizde zaten ingiltere'yle rekabet hâlindeki fransa'nın tümüyle kuşatılması demektir.
işte bu nedenle fransa bu dönemde habsburg hanedanı'na karşı herkesle işbirliği yapmaya çalışmıştır. Osmanlı, isveç ve o zamana kadar tabu olan din kardeşine karşı düşmanı desteklemek...
Otuz yıl savaşları'ndan protestanları utkuyla ayrılmalarının ardından avrupa tarihi açısından en önemli antlaşmalardan biri yapılır: westphalia barışı.
Böylece richelieu fransa'yı merkezileştirirken alman birliğini asırlarca ötelemiştir. Tabii bunun sonucunda iki dünya savaşı çıkmıştır.