turnuvaya sadece bir gün kaldı, heyecan dorukta. turnuva öncesi ben de birkaç şey söylemek isterim;
Öncelikle Eurobasket tarihinde bu kadar zor bir ölüm grubu daha önce oldu mu merak ediyorum. bu grupta ölüm bile kurtuluş olmayabilir o kadar zor bir grup.
grubumuzda iki ağır top bulunmakta. bunlardan biri ispanya diğeri ise sırbistan. ispanya kadrosunda NBA oyuncuları Marc Gasol, Jose Calderon ve Ricky Rubio ile Barcelona'nın ve ispanyanın efsane skoreri Juan Carlos Navarro yer alamayacak. Bunlar tabii ki ispanya takımı için büyük eksiklikler ancak bu eksiklikler bile ispanya'nın gücünü fazla aşağı çekebilmiş değil. Kadroda bulunan Rudy Fernandez, Sergio Rodriguez, Sergio Llull ve Felipe Reyes gibi oyuncular geçen sezon harikalar yaratan ve kazanmadık kupa bırakmayan Real Madrid takımının en önemli parçalarıydılar ve inanılmaz moralli bir sezon geçirdiler. çok formda geliyorlar. Bu 4 yıldızın yanında NBA'den Pau Gasol ve Nikola Mirotic de takımın gücüne güç katacak. Pota altında felipe reyes'in alacağı savunma ve hücum ribaundlarının önüne geçmemiz çok önemli. bu konuda en büyük iş ömer aşık'a düşecekti ancak şanssız bir sakatlık sonucunda kadrodan haftalar önce çıkartıldı. bu bizim açımızdan gerçekten de çok kötü bir durum. çünkü ömer aşık sadece ribaundlarda değil aynı zamanda pau gasol'ün hücum performansını azaltmak konusunda da çok arayacağımız bir isim olacak. özellikle ömer'in yokluğunda ribaundlar konusunda ersan ve furkan'a ekstra görevler düşecek umarım yerine getirebilirler. ama yine de ümitsizliğe kapılmamıza gerek yok. ben ispanya'yı yenebilecek oyunu oynayabileceğimizin inancını da taşıyorum. geçen sene dünya kupasına da ispanya'nın erken veda ettiğini unutmayalım. hem de farklı mağlup olarak ( her ne kadar fransa'ya elenmiş olsalar bile )
Gruptaki diğer rakibimiz, grubun ve turnuvanın en güçlü takımlarında bir diğeri olan sırbistan. geçen seneki dünya basketbol şampiyonasının finalistiydi sırbistan. buraya dünya ikincisi etiketiyle geliyorlar. geçen sene yarı finalde maç boyu fransayı adeta ezdiler. maçın sonlarına doğru fransa'nın deneyimi ile sırbistan'ın gençliği ve deneyimsizliği birleşince fransa az kalsın geri dönüyordu ama olmadı. sırbistan'ın kadrosundaki oyuncular bu sezon kulüp takımlarında da harika bir sezon geçirdiler diyebiliriz. bogdan bogdanovic ile nemanja bjelica fenerbahçe'nin final four oynamasında büyük bir rol oynadılar. ayrıca bjelica geçen sezonun euroleague mvp'si etiketiyle geliyor turnuvaya. bu iki oyuncu dışında Milos Teodosic tabii ki en fazla dikkat etmemiz gereken oyunculardan biri olacak. boş bıraktığınız anda başınıza büyük belalar açabilecek bir oyuncu teodosic. ama moralini bozar, oynatmazsanız kendi takımına büyük zararlar verebildiğini de biliyoruz. bu açıdan doğuş özellikle sırbistan maçında teodosic'i çok kızdırabilecek bir oyuncu olarak maçın kilit isimlerinden biri olabilirdi ama maalesef o da son anda sakatlanarak kadrodan çıkartıldı. keşke doğuş olsaydı demeyiz umarım maç boyu. sırbistan karşısında en büyük şansımız ise kızılyıldız ile harika bir sezon geçirip spurs'e transfer olan Boban Marjanovic'in yokluğu olacak. zira ömer aşık'ın yokluğunda başımıza büyük dertler açabilirdi Boban Marjanovic. neyse ki oynamayacak. maç günleri ayrıntılı analizler yazarız tabii ki ama bogdanovic ve bjelica'yı ergin ataman da takımdaki birçok oyuncu da çok iyi tanıyor. çözüm üretmek kolay olmayacak ama en azından tanıdığımız isimler. bir şekilde doğru planlama ile etkisiz hale getirebiliriz bu isimleri. onun dışında sırbistan takım oyununu çok iyi oynayıp, maçı 40 dakika boyunca yaşayan, konstrasyonunu hep üst düzeyde tutan bir takım. bu potansiyel karşısında ayakta kalabilmeli ve maçtan hiç kopmamalıyız. kilit nokta bu.
Gruptaki 3. sıra için en büyük rakibimiz olarak gördüğüm takım ise italya. bu turnuvaya olabilecek en iyi kadrosuyla katılıyor desek yanılmış olmayız sanırım italya için. nba'den Danilo Gallinari, Marco Belinelli ve Andrea Bargnani takımın yıldız oyuncuları olacaklar. bu üç isim dışında Daniel Hackett ve Alessandro Gentile gibi euroleague'in üst düzey oyuncularını da kadrolarında bulunduruyorlar. tabii ki bir de Fenerbahçe'nin yeni transferi, italya liginde 2013 yılında 16.4 sayı, 5.7 ribaunt 1.4 asist ortalamalarıyla oynayarak mvp olma başarısı göstermiş bir Luigi Datome var. kısacası italya çok güçlü bir kadro ile geliyor turnuvaya. eğer biz bir sürpriz yapıp ispanya veya sırbistan'dan galibiyet çıkaramazsak ( ki ben çıkarabilme ihtimalimizin çok da düşük olmadığını düşünüyorum) üçüncülük için en büyük rakibimiz italya olacaktır. eğer italya bir sürpriz yapıp ispanya veya sırbistan maçlarından galibiyet çıkarırsa grup iyice kaosa da sürüklenebilir tabi.
gruptaki diğer rakibimiz ise almanya. kadrosuna baktığımızda nowitzski'nin takımda olduğunu görüyoruz ancak eski görüntüsünden oldukça uzak bir nowitzski izledik şu ana kadar. tabi yine de dikkatli olmamız gerekiyor ona karşı, sonuçta büyük bir efsane kendisi. nowitzski dışında Atlanta Hawks'tan Denis Schröder, Utah Jazz'dan Tibor Pleiss ile birlikte Heiko Schaffartzik ve Robin Benzing almanya kadrosunda öne çıkan isimler. ama almanya'yı bu kadar öne çıkaran en önemli şey ise ev sahibi olması. seyirci desteğini arkalarına alarak gruptan çıkmak isteyeceklerdir ama ben şahsen bunu başarabileceklerini sanmıyorum, umarım yanılmam. hazırlık maçlarında almanya ile karşılaşmış ve farkımızı ortaya koymuştuk. çok zor duruma düşmüştü almanya kendi seyircisi önünde bize karşı. son periyodu ise oynamadık diyebiliriz. maçı tam anlamıyla hediye ettik rakibe. maça odaklanır ve oyundan düşmeden 40 dakikayı geçirirsek almanya karşısından seyirci desteğine rağmen galip geleceğimizi düşünüyorum. zaten bu sebeple italya sürprizler olmazsa 3. sıra için çekişeceğimiz takım olacaktır diye düşünüyorum.
izlanda konusunda ise çok konuşmaya gerek yok. kesinlikle ve kesinlikle sürprize izin vermemeliyiz. vermeyeceğizdir de zaten. futbolda bolca sürprize açığız ama basketbolda belli bir geleneğimiz var, ben izlanda karşısında çok rahat galip geleceğimizden zerre şüphe duymuyorum. zaten izlanda da ilk kez avrupa şampiyonasına katılıyor. renk katacaklardır.
turnuva ilerledikçe farklı değerlendirmeler de olacaktır elbette ama turnuva öncesi durum benim açımdan bu şekilde. kesinlikle ve kesinlikle savunma takımı olduğumuzu unutmadan, savunma disipliniyle çok iyi yerlere gelebileceğimizin bilinciyle bir turnuva geçirmeliyiz. eğer bu gruptan çıkarsak önümüz açık. tabi çapraz gruptan fransa'nın da gelmemesi gerekiyor. fransa'nın grubunu 1. sırada bitirme ihtimali çok yüksek olduğundan bizim için kilit nokta grubu bir şekilde ilk 3te bitirmek. haydi 12 dev adam göster kendini ! şimdilik ayarlamalarım bu kadar.
edit: yazım hataları