yazarların son attığı mesajlar

entry3 galeri
    1.
  1. sözlük yazarlarının son gönderdiği ve burda paylaşmaya layık gördüğü mesajlardır.

    benim siyamkedisinebenziyom adlı yazara attığım son duygu yüklü mesaj şu şekilde. ama bunun bütün suçlusu bu yazardır, gece gece eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmüştür.

    (#29172132) hikayenizin bazı kısımlarında kendimden ve sevgilimden birşeyler buldum. uzun uzun yazmak isterdim ama şu an hiç halim yok duygusallaşmaya. ama sen detaya inmek istersen dinleyebilirim, iyi bir dinleyiciyimdir. ve hikayende çok ... boşluğu dolduramadım, ne diyceğimi bilemedim orda. çünkü benım durumumda böyle. hikayem çok... ne olduğunu bilemiyorum anlam veremediğim, kelimerle tanımlayamadığım bir durum. çok farklı, unutulmaz, bir kere yaşanan ve bir daha yaşanması imkansız olan bir şey. bir insanla her şeyi yaşamak, her şeyin tadına varmak, her deneyimi yaşamak. biraz da bağlanmak. biraz aşık olmak ve hiç vazgeçmemek. biraz ayrılmak ama biraz barışmak. bir istemek ama biraz da uzak kalmak istemek. iyi mi kötü mü yaptığına karar verememek. böyle ortada bir şey. çok tuhaf ya. sanki o varken hayat şenlikmiş gibi gelir o gelir birlikte yaşamaya başlarsınız bazı şeyleri ama bir süre sonra boka sarar. sonra sanki o olmasa ikinizde daha mutlu olacakmışsınız gibi gelir. ama gitmesini de istemezsiniz. biraz sevgilindir ama birazda sırdaşındır. biraz annenden almıştır, biraz abinden, biraz ablandan, biraz da küçük kardeşinden. biraz çocukluk arkadaşındır, biraz sürekli kavga ettiğin, anlaşamadığın ama her şeyi birlikte yaptığın arkadaşın. biraz yakındır sana, ama birazda uzak kalması gerekmektedir. varlığı bile mutlu olmanıza yeter ama bu mutlaka burnunuzdan gelir. elini ateşe tutarsın, onun aşkı sayesinde o el yanmaz. ama onun aşkına alışır vücudun sonra elin yanmaya başlar. çekersin elini ateşten, yanığını o sarar, o iyileştirir. sen mahalle maçında ona güvenip gazozuna karşı mahalle ile maç yaparsın, ama kaybedersin. ona güvenin baki kalır hep ama bu seferde kendine olan güvenin eksilir. acaba ben mi kötü oynadım dersin. yeri geldiğinde kızar, üzülürsün o sana kötü davrandığı için ama yine o gelip bağrına basar seni, koynuna alır, onun kokusuyla uyursun. sonra birden kokusunu çeker senden, sanki onun kokusu sana haramdır. sen unutamazsın o kokuyu ama o, o kokuyu bir daha koklatmaz sana. yani, gösterir, elletirde, ama ellettikten sonra geri alır ellettiği şeyi. sonra kıyamaz size başka bir şey verir. yine aynısını yapar, bu hep böyle devam eder. sonu yoktur, onunla yaşnılanların ve onunla birlikte hissedilenlerin. tam sonu gördük dersin ama aslında o sonun yeni bir başlangıca açılan kapının ta kendisi olduğunu görürsün. ayrılmak ister senden. seni bıraktığı için kızarsın ona, nefret edersin. ama bir kollarını açar sana o kötü düşüncelerin hepsi sangi bir silgiyle silinmiş gibi silinir beyninizden. siz onunla çocuk yapmak istersiniz, çünkü onun etinden, onun kanından bir kişiyi daha hayatınıza katmak istersiniz. oda bunu ister, sonra çocuk yaparsınız ama gelip bu seferde o çocuğu çekip alır sizden. sonra geri verir, sonra tekrar alır, az önce yazdıklarım gibi bu da belirsizdir, ortadadır, ne sağdadır, ne solda, tam ortada durur. bir kelimeyle tanımlayamazsınız onu, çünkü bir kelime onu anlatamaz. eğer onu anlatacak bir kelime varsa o ''ben'' kelimesi olmalıdır. çünkü onu tanıdığınız ilk andan beri sizin bir yarınız ondadır. işin garip tarafı, bir tarafınızın onda olduğunu bilirsiniz, ama almakta istemezsiniz. kendinizi kaybedersiniz, siz yarım kalırsınız ama asla almazsınız ondaki beni. hoş, almak isteseniz de o izin vermez. eğer izin verse bütün büyüsü bozulur, bir taraf seçmiş olur o zaman kendine, bir taraf hep ağır basar. şahsi konuşuyorum şuan, ben belirsizliklerden nefret ederim aslında, tilt olurum, bir an önce bir çözüme, bir tarafa ulaşmasını sağlamaya çalışırım. ama bunda istemiyorum işte, istemiyorum çünkü o hep böyle ortada güzel. tarafı belli olursa bütün büyüsü kaçar onun. ben o büyüye aşığım, ben onun her zerresine aşığım. yokluğuna bile. ondan gelebilcek her şeye aşığım. salak mısın dersin şimdi. eğer bu salaklıkla kabulüm salağım abi salağın en önde gideniyim hem de. bir insana körü körüne bağlanmamayı çok iyi bilirim, yanlış bir şey olduğunu da bilirim ama ben ona körü körüne amaçsızca bağlıyım. o da bana öyle eminim, ama bir tarafımız yok işte. bağlı olsak bile ayrıyız işte. ya nasıl bir şey biliyo musun, aslında çok yanlış zamanlarda, yanlış ortamlarda, yanlış durumlarda tanımışsınızdır birbirinizi. yani, eğer ben onun aşkı değil de mahalleden bebeklik, çocukluk arkadaşı olsaydım, yine bunlara benzer şeyler yaşardık onunla eminim, hatta daha fazla deneyimimiz, daha fazla beraber geçirdiğimiz zaman olurdu. ama tek bir fark olurdu şu anla. acı çekmemiş olurduk. çünkü büyü olmaz o zaman, büyü aşk demektir. eğer aşkla değilde, arkadaşça baksaydık birbirimize dünyanın en iyi iki dostu olurduk biz onunla. beraber sıçmaya gider, beraber osururduk, olay bu yani. o çok iyi bir dost, çok iyi bir sevgili, ama gururu var onun. ben çok iyi bir dostum, çok kötü bir sevgiliyim, ama ben ona gelirken gururumu arkamda bıraktm. bak yine bir ortamız yok görüyo musun? aslında birbirimize hem çok benzediğimiz, hem de ölümüne zıt olduğumuz için çekiyoruz birbirimizi. sevgili olarak zıtız, son yaşadıklarımdan kendimi sorumlu tutmuyorum onu bir kenara koyarsak, en baştan beri eşeklik ben de aslında. ben onunla geçinebilirim aslında, ama o benim onunla geçinebildiğim halimle geçinemez. eğer ben onunla geçinmek için kendimi değiştirmeye kalksam bütün büyü bozulur, ben bunun farkındayım. sağolsun hastalığım yüzünden değiştim, istemedende olsa, ona aşırı bağlı biri olma yolunda ilerliyodum, hastalığımın yan etkileri yüzünden ona yaşattıklarımı saymazsak tabi. ama yapamazdık işte o zaman. o beni elde etmeyi sevmişti aslında. bizim en büyük büyümüz buydu en başından beri. elde edince bu büyü bitti mi hayır tabikide, bu seferde yeni bir büyü buldu, benımle olmak istiyordu bu seferde bunu seviyordu. o benım ilk baş kara kaşıma kara gözüme tav olmuştu evet ama sonradan neye aşık oldu biliyo musun? bende bulduğu kendinden parçaya aşık oldu. ben bir bakımdan ona benziyordum aslında. her insan kendini sevmez mi? o da kendini sevdi aslında. ben onun için en başından beri yasaktım, haramdım. bunu o da biliyordu. bunu bile bile vazgeçmedi benden, daha da bağlandı hatta. her seferinde aynı şeyleri yaşıycağını bile bile koşarak geldi bana. mantık yok bizim yaşadıklarımızla. biz ne yaptıysak bu zamana kadar hep kalbimizin sesini dinleyerek yaptık. beynimizle hareket etseydik eğer ilk ayrılmamızdan sonra bir daha asla barışmazdık. ama biz kalbimizi seçtik, kalbimiz ağır bastı. çünkü ben onun kalbine, o benim kalbime o ilk günden beri oturmuştu. bir zehir gibiydik birbirimizin vücudunda. gittikçe yayıldık, gittikçe daha da vücuttan atılması zor bir virüs olduk. şimdi ben onu atamıyorum ve atabileceğimi de sanmıyorum. o atar belki sanmıyorum ama sadece bastırabilir bunu. asla tamamen yok edemez. şimdi düşünüyorum, ben bunu unutamayacağımı biliyorum, biz 50 yılda görüşmesek aslında içimde bir yerlerde onu bekleyen birilerinin olacağını biliyorum ama bu acı bana fazla değil mi? o başka bir erkeğe kocacım derken benim içim sızlamaz mı? koymaz mı derinden derinden. keşke dedirtmez mi insana. kıskandırmaz mı insanı? başkasından çocuğu olacağını bilmek çürütmez mi insanın içini? ben bunları düşündükçe kafayı yiyorum işte şimdiden. ben onu o halde görsem. bende bir kadını karım yapsam. onun içi sızlamıycak mı? benim yaşadıklarımı yaşamıycak mı? yoksa gururunu ayaklar altına alıp bana gelip bunların hiç birini yaşamıycak mıyız biz? bu belirsizlikler ve yaşanabilme ihtimali yüksek şeyler yüzünden benim ömrümden ömür gitmez mi? ben onu anlatmaya kelimeleri yettiremezken, onu haketmeyen bir adamın ona sahip olması benim kalbimi yerinden söküp atmaz mı? peki ben. başka bir kadınla nasıl yapıcam? tamam yaparım evet ama o kadını aldatmış olmaz mıyım? o kadından olan çocuklarım aslında gerçek benim değil, o evlendiğim kadının tanıdığını sandığı adamdan olmaz mı? sahte bir baba olmaz mıyım? peki o? benden olan çocuğumuzun hayallerini kurarken, bana bir adamın çocuğunu doğurduğunda ne hisseder? hayalleri nerdedir, yaptıkları nerdedir? tek bilmediğim ama bilmekte istemediğim ne var biliyo musun? peki aradan bu kadar süre geçtikten sonra biz tekrar birlikte olsak, evlnesek mutlu olabilir miyiz? evlilik bizi değiştirir mi? o büyüyü bozup daha güzel bir büyü, daha kusursuz, daha güçlü bir büyü yapabilir miyiz birbirimize? işte en merak ettiğim şey bu, ama cevabını şu an bilemem. bilmekte istemem. yaşayıp görmeyi tercih ederim. neyse kafanı şişirdim, o mesajı attın duygusal yanımı ortaya çıkarttın, bütün suç senin....
    2 ...