''To Embrace the Corpses Bleeding'' 1460 yılının Romanyasında St.Bartholomew in gecesinde Kronstadt yakınlarında Dragon Prince in elleri arasındaki ölen 30000 ölümlünün acısı üzerinden doğmuştur..Tüm gece boyunca rüzgardaki kükremeyi hissettim ve sel biçiminde yağan yağmura uyandım..Aslında beni rüyamdan çıkaran onların soğuk ölüm çığlıklarıydı,bir rüya ki onların korku ve ölüm dünyalarından.ve hala duyarım umutsuz ve acı dolu çığlıkları kazıklar bağırsaklarının duvarlarını parçaldığında.Önceleri insanlığın düzeninin en derin etkileyciliğini hissettim.insan hislerinin en doğal düzeni kin,nefret,intikam ve gazapta somutlaşır,Nefret ettiğimiz zaman insana benzeriz,ve ne zamanki içimizdeki nefret şiddet olarak dışarı yansır,işte o zaman türümüzün lideri,doğanın sanatçısı oluruz..
Judas Iscariot herzaman bir US Black Metal grubu oldu...Ne olursa olsun ölümlü bedenimin dolaştığı yerlerde.Judas Iscariot un işkenceli ruhu Amerika nın sahillerinde çağırıldı,Ben Amerikada doğdum,yenildim,toplumdan soyutlandım...Hayallerim amerikada ezildi ve ruhum amerikada öldü..Yalnızlığın soğuk kılıcını ve red edilip bir köşeye atılmayı amerikada hissettim.Şu anda toplum yada herhangi başka birşey,benim için sadece Black/Death Metal var..Hala birgün beni unutulmayla birleştiricek olan soğuk rüzgarı özlüyorum...Şu anda sadece bu dünya ve sonsuzluk arasındaki rezil seyahatteki birkaç hoşnut anı hayal edebiliyorum..
Judas Iscariot un artık resmi bir temas adresi olmıycaktır..Gerçekten topluluklarca aptallığın yanstıldığı ve sürekli büyüdüğü ve ''sahne'' olarak tanımladıkları bu tiksindirici yerden oldukça sıkıldım..Onurlu ve seçkin underground insan artıklarının istilasına uğradı ve bunlar Black Metal in anlamını sadece hangi underground firmanın LP lerini daha pahalıya satıcağı,hangi grubun birdiğeriyle savaşta olduğu ve bunun gibi anlamsız dedikodulara bağlıdılar.Black Metal i sanatsal bir boyutta tartışacak zihinsel kapasiteleri yok ve bu yüzdendir ki kocakarılar gibi sürekli birbirleriyle dedikodu yapıyorlar..En büyük mutluluğu herbirinizi teker teker öldürdüğüm zaman bulucam.. herbir dedikoducu periyi,underground olmaya çalışan solucanları ve kendi vizyonu ve amacı olmadan bu tipleri izleyen beyinsiz insanları..Aslında soru kendini zaten ortaya çıkarıyor..''Kim Black Metal in ruhunu öldürdü..''Beni yıllardır etkileyen underground dan onur ve saygı duymaya devam edicem ve seçkin temaslarımı bunlar gibi diğerlerinide arıyarak sürdürücem.Fakat artık daha fazla sabrım yok beş para etmeyen sirklerine beni de dahil etmeye çalışanlara...Black Metal beni ilham vermek için arıyor en karanlık ve derin yalnızlıkta,kalbimin soğuk atışı ve kış gecelerindeki gökyüzünün büyülü ışıltısında..
akhenaten.
..On Behalf of Judas Iscariot
October,In the Year of Propaganda,2001