ne yüreği kendinin ne gücü güçsüzlüğü
her şeyden yoksun insan kollarını şöyle bir
açsa gölgesi sanki haçların gölgesidir
mutluluğu sıkıca tutsa avucunda olur
acıyla dolu garip bir ayrılıktır ömrü
mutlu aşk yoktur
şu silahsız erlere benzer insanın ömrü
şimdi giysileri de yazgıları da başka
sabahleyin erkenden uyanıp
kalksalar da
akşam olunca yine aylak ve çaresizler
hayat bu de geç gülüm gözyaşını harcama
mutlu aşk yoktur
güzel aşkım sevgilim kanayan yaram benim
içimdesin kanadı kırık bir kuş gibi sen
bir gün dalgın gözlerle kimiz neyiz bilmeden
bakan şu insanların düşmeyecek dilinden
iri gözlerin için can veren sözcüklerim
mutlu aşk yoktur
çok geç öğrenmek için yeniden yaşamayı
tek ses olmuş ağlıyor yüreğimiz gecede
mutsuzluğu istiyor en küçük şarkı bile
her titreyiş payını aiiyor yaşlar ile
her gitar havasında nice hıçkırık gerek
mutlu aşk yoktur
aşk var mıdır yüreği acıyla doldurmayan
aşk var mıdır dikeni sararıp soldurmayan
aşk var mıdır aşığı kahredip öldürmeyen
hele de senden senden daha çok ey yurt aşkı
senden daha çok gözyaşını
seven aşk var mı
mutlu aşk yoktur
ikimizin aşkından söz ediyorum