Karanlık odamda bana eşlik eden Marketa Irglova/ Glen Hansard ikilisi şu günlerde vazgeçilmez partnerlerim.. Derken anoson kokusu geliyor burnuma belki de açık balkon kapısından içeri sızmıştır sinsice burnumda bitivermiştir .. Midem bulanıyor sanırım geçen hafta çok içmenin bunda oldukça büyük etkisi var.. Glen'in yine öne çıkma çabalarına takılıyor gözüm Marketa ise her zamanki mütevaziliğinde... Anoson kokusu iyice sardı odayı midemse neredeyse ağzıma ulaşmak üzere, az kaldı başarmasına... Evet kendime nottu bu kendi kendime notlardan yine bir tanesi işte.. Nasıl başlasam da anlatsam son günlerdeki yaşama dair isteksizliğimi nasıl başlasam bir türlü keyif alamayışımdan.. Düşünmeden yaşayabilir mi insan düşünmekten bitap düşmüşse artık .. Düşüncelerin seni bir girdaba sürüklediğini bilirken niye düşünmek isteyesin ki .. Düşünme derken bile düşünürken düşünmeden nasıl mümkün yaşamak.. Bugün bir kodeste olsam nasıl olurdum diye düşündüm niye düşündüm bilmeden birden düşünüveriyor insan bilirsin.. Bir çocuğun parka giderkenki heyecanı, o hızlı adımlarla yolları tüketme çabasına benzer bir his doluyor içime .. Hani yol bitmek bilmez bir türlü varamıcakmış gibi olur ya .. Glen hansard'a karşı bir öfke duyuyorum sonra Falling slowly'nin ödül töreninde olanlar Yüzünden .. Seviyor muydu gerçekten de o zamanlar Marketa'yı?? Aferim ama bak Marketa çıktı tekrar konuştu Törende geçiştirilmesine müsade etmedi neyse... Sonra sen geldin aklıma anlayamadım neden bu kadar uzaklaşma çabası içerisindesin insanlardan .. Anlamak istedim seni inan bana ama bir neden bulamadım bir türlü ..niye bu isteksizlik bu iğrenme bu nefrete benzer duygu-durumun.. Ha bir de düşündüm de dünya hızlı mı Dönüyor ne! biraz sarsmadan mı dönse acaba nasıl olur!..