o zamanlar ben almanya doğu orduları kumandanıyım, guderianla beraber stalingrad'a gidiyoruz. hava nasıl soğuk varya tüü... dedim ki;"guderian olm bunlar boşuna istemiyolar sıcak denizlere inmeyi bu nasıl memleket lan bi bizim münih'e bak bi de buraya ohooo..." dedim.
"tabi olm mutter* gibi yar münih gibi diyar olmaz" dedi gülüştük. o sırada da konvoyu dağdan geçiriyoruz. ama nasıl bir fırtına yürüyemiyoruz. dedim;"lan guderian olm demedim mi ben sana moria madenlerinden gidelim diye şu ayaza bak yürüyemiyoruz". sonra baktım ordan 43. ordu kumandanı gandalf yusuf yusuf oluyor. dedim;"nooldu lan hacı gandalf pek bi bozuldun ehehe şaka yaptık olm ne güzel gidiyoz işte.". halbuki kardan önümüzü görebildiğimiz yok, herif yaş haddinden de emekli edilmedi ya, neyse, bari bir an önce stalingrad'a varsak, ne zaman varcaz lan acep diye mırıldandım. ben böyle mırıldanınca baktım yüzbaşı yoda bişieyler diyor;
-"meditate on this i will".
+"anlamadım" dedim, "ne diyosun olm anlamıom."
-"meditate on this i will komtanım"
+"bağar olm bağar duymuyom!"
-"komtanım meditate on th..." demeye kalmadı çocuk, dağda olduğumuzu unuttuk tabi, bir çığ üzerimize düşmez mi! daha geçen 2 mamut fosiliyle beraber bizi de buldular. yaa işte öyle çocuklar zor günlerdi be..."