sekülarizm ile devlet ve din işlerinin ayrıldığı; her yurttaşın din, vicdan ve kanaat hakkına sahip olması gibi kişisel özgürlük alanına giren bir konunun yasayla garanti altına alındığı toplumda, ilgili kişiler ve gruplar karşısında; devletin tarafsız kalmasının adıdır.
bu yönüyle ülkemizde ne yazık ki çoğumuzun var sandığı ama http://www.kuyerel.com/mo...S/article.php?storyid=268 kısa yoldaki çığlıkla bir kez daha anlaşıldığı gibi, gerçekte olmayan; dinin, devletin denetimi altında olduğu laikçi yapıda yaşarken de, çocuksu bir cahillikle, onun sisteme ait bir kavram olduğunu unutup, kişilerin laik olabileceğini bize sandırtan, henüz tanışamadığımız ama kapıyı çalan, (koyu: din ve vicdan özgürlüğünü garantiye almış devletin, farklılıklar arasında tarafsız kalmayı başardığı sistemin adı).
binlerce cami imamının maaşının vergilerimizle oluşan bütçeden yani cebimizden ödenemediği, toplumun parasıyla her gün imam hatip okulu açılamadığı; alevilere, hrıstiyanlara, musevilere, diğer dinden olanlara ve bir dine ya da tanrıya inanmayanlara hizmet vermeyen, buna karşı ülke bütçesinden aslan payını alan diyanetin, merkezi biçimde oluşturduğu hutbeleri tüm camilerde okutamadığı, taraflı bir kurum olarak artık hüküm süremediği; çoğumuzun inandığının tersine ne yazık ki devletçi laiklik, devlet kontrolündeki laikçi sistem diye adlandırılacak yapıyla sakatlanmış türkiyemde olmayan, özlediğimiz, demokratik cumhuriyetin normal bir özelliği.