spoiler var.
filmin sonunda bi an firenk*'i 15 yılın sonunda riçi* karşılayacak, sonra beraber mutlu mesut yaşıcaklar gibi geldi, neyse ki başta based on a true story'yi gördük. peri masallarına yakışır bi işbirliği vardı sanki. bunun dışında film beklediğim gibiydi, uzun olmasına rağmen fazla sıkmayan, inceden göndermesini bilen ama mesajı göze sokmayan, zaten di akademi avard vinır*larıyla kalitesini sırf kadrodan ispatlamış, sinemaya gelse de gitsek filmiydi. geldi, gittik, rasıl kırov* o 20 bin doları isterken pek şekerdi, beklediği mekanın önünden geçerken böyle bi an yüzünde con neş* kırışıklıkları belirdi, ama olsun zaten denzel* in suratında beliren o may men gülümsemesini görmediğim filmi yok sanırım, culya rabırts* gülümsemesi gibi bi şey oldu artık, normal rasılın kırışıklığı. ve lakin, oyunculuklar pek güzeldi, karakteri kağıt üzerinden alıp gözüme pek güzel sundular, rasıl kırov un o telefona cevap verdiği sahne benim için artık klasiktir hatta, böyle de akılda kalıcı sahneler vardı. ama bir siyah gangster filmi olarak kıyaslanabileceği o kadar film var ki, başarının hakkını verirken biraz sönük kaldığını istemeden de olsa düşünüyosunuz. bu arada müzikler güzeldi, müzikler hoştu, hakkını vermek lazım.
nacizane bi düşüncem, ridli sıkat*'a sesleniyorum, kurguculara da tabi, zaman kavramıyla birazcık oynayıp, son sahneler için, kilise kapısında riçi ve firenk i buluşturduğunuz filmin şu en ın ın ın çekilen sahnesi sona kaysa, sonra orda siyah ekrana, ya da işte, suratların altına falan, yok firenk şu kadar yattı, yok riçi savcılığı bıraktı şu oldu bu oldu falan diye oraya yazsanız, müzik ordan dıp tıs girse, biz de şu son sahneyi konuşsak böyle, pis oldu ama gibisinden, bence hoş olurdu. zaten zaman kavramıyla azcık oynayıp sırayı karıştırınca filmin ister istemez bi kemik seyirci kitlesi oluyo, memento dan beri gözlenen bi şey, o sahneye yazık olmuş.
my man güzeldi, vietkong gerçekçi değildi, rabi dii* neneye ne diye adaylık verdiler anlamadım, bi sanhede i-i-its... it's b-bb-biyut-tifful* dedi, bi sahnede de tokat attı, ayil liv yu* dedi, yaşına hürmeten mi, yoksa tokattan mı etkilendiler, yani benim babaannem de o sahneleri gayet rabi dii gibi oynardı bence. tarihe güzel uyulmuş, hata aramaya çalıştım bulamadım pek, vardır gerçi kesin. rasıl kırov alamancı artis dayı tipindeydi biraz, kerizim benim.