din ile dalga geçen yazar

entry11 galeri
    7.
  1. Gerçeğe gözlerini kapatanlar
    “Gerçeğe gözlerine kapayanlar” şeklinde çevirdiğimiz “el-umy” kelimesi “el-a’mâ” kelimesinin çoğulu olup, kevnî ve kitabî ayetleri göremeyen ve anlayamayanlar, kalp gözü kapalı olan anlamına gelir. (En’âm, 104; Hûd, 28; Fussilet, 44) Kalplerini gerçekleri anlamada, gözlerini gerçekleri görmede ve kulaklarını gerçekleri duymada kullanmadıkları için kâfir, müşrik ve münafıklar, gerçekleri duymayan (summ), gerçekleri konuşmayan (bükm) ve gerçekleri görmeyen (umy) kimseler olarak nitelendirilmiştir. (bk. Bakara, 18, 171; En’âm, 39; Furkan, 73; Muhammed, 23; Fussilet, 17)
    Tahlil ettiğimiz ayetin ilk cümlesinde, Hz. Peygamberin; ayetleri dinlemeyenleri, doğruları görmeyenleri ve kalp gözünü gerçeklere açmayanları, içinde bulunduğu şirk ve inkâr sapıklığından kurtaramayacağı bildirilmektedir. Hz. Peygamber'in, bir insanı hidayete erdirebilmesi için; o insanın sahip olduğu inancın, eylem ve davranışın doğru olmadığını anlaması, ayetlere kulak vermesi, gerçeği araması, iradesini iman istikametinde kullanması, aynı zamanda Allah’ın dilemesi ve takdirinin de tecelli etmesi gerekir. Dolayısıyla sadece Hz. Peygamber'in veya herhangi bir insanın istemesi ve doğru yolu göstermesi ile Allah istemedikçe hidayet olayı gerçekleşmez. (Kasas, 56; Kehf, 57) Çünkü aklını, iradesini, gözlerini, kulakları ve kalbini gerçekleri idrak etmede kullanmayanlar ölü sayılırlar. Ölülere gerçek nasıl duyurulabilir ki? Bu husus Kur’an’da açıkça bildirilmiştir: “(Ey Peygamberim!) Sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönmüş kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.” (Neml, 80) Dolayısıyla Hz. Peygamber, ancak kendisine uyanları doğru yola iletebilir. (A’raf, 158; Nur, 54; Şûra, 52) Nitekim Mekke’de iki gözü görmediği hâlde kalp gözünü hakikate açtığı için Abdullah b. Ümmi Mektûm iman ettiği hâlde kalbini, gözlerini ve kulaklarını gerçeğe kapadığı için amcası Ebu Leheb’i şirk sapıklığından kurtarıp iman etmesini sağlayamamıştır. (Tebbet, 1-5) Zaten Peygamberin görevi, insanları imana zorlamak değil, gerçekleri sadece tebliğ etmekti. (Nur, 54; Ğâşiye, 21-22)
    1 ...