kimse suçlu aramasın bu düşdüğümüz durum için.futbolculara, yönetime yada hakemlerede sövmek yersiz en büyük suçlu biz taraftarlar değilmiyiz?
benim gördüğüm(1985 doğumluyum!)trabzonsporun başına gelmiş en iyi başkan atay aktuğdur klubü kurumsallaştırmak, ağalık usulünden kurtarmak için çaba gösteren, köklü revizyonlara giderek takımı adam eden tek başkandır
(hatırlayın çok değil bir kaç sezon öncesine kadar bu takım şampıyonluğa oynuyordu yattara,fatih tekke,stepanov,gökdeniz,szymkowiak dan oluşan takım yenilse bile göze hoş gelen futbol oynuyodu.2 sene şampiyonlar liginin kapısından döndük iyi oynuyorduk, dev yavaş yavaş uyanıyordu ama biz dedikki
"bu böle olmaz bu başkan gitsin bize iyi futbol oynamak yetmez şampiyonluk lazım" değerlerimizi kaybetmeye başladık hakedilmemiş bir şampiyonluk almaktansa hiç şampiyon olmamayı tercih eden inanış gitti yerine "bi stad bi süper yıldız" diyen bi şirket yöneticisi aldık.atay aktuğ bu takımı devrettiğinde kasası dolu sözleşmeleri yenilenmiş sağlam bi takım teslim etmedi mi? atay aktuğkasamız dolu bununla transfer değil stad yapmalıyız dediğinde kızıp "oyuncu transfer et!" demedik mi? yeni gelen yönetim tüm iyileri tek tek yollarken,vaadlerini hala yerine getirmemişken sesimiz çıktı mı? yayın ihalelerinin paralarını peşin peşin almasına rağmen hala daha borç büyüyor, gelecek, aday olacak kişiler bu borcu göze alsın diye tehdit ettiğinde sesimizi çıkarabildik mi? nuri albayrak aday olmayacağını açıkladığı zaman tribünde "başkan bizi bırakma" yazılarını asanlara niye ses çıkarmadık? bir efsane, bir devrim, bir takım yitip gidiyor siz hala rant peşinde yiyeceğiniz avanta iki kuruşun peşindesiniz diyebildik mi? 3 büyüklerin korkulu rüyası o efsane taraftar nerde şimdi? bi bordo-mavi diye bağıramayan, küçük gruplara parçalanmış, kavganın küfrün eksik olmadığı bi trübün kalmadımı geriye?(erdoğduluların astığı pankartlar bu kötü şeyler içinde tek iyi!)
türkiyenin en zenginleri, bir yerlere gelmiş iş adamları, ey trabzonlu olduğu için rağbet görmüş, isim yapmış itibar kazanmış para babaları!trabzonluluğunuzla övünürsünüz başkaları servetini tuttuğu takıma feda ederken siz nerelerdesiniz?
mazimizle övünmekten bıktık! cepten yeme devri bitti! sıfırı tüketeli hayli zaman oldu! beyler en azılı düşman diye yıllarca diş bilediğimiz fenerbahçeyi en son ne zaman yendik hatırlayanınız var mı? gereksiz düşmanlık ve aşırı hırs yüzünden kazanabileceğimiz nice maçın gittiğini bilirim (96 sezonu!), bu saçma düşmanlık artık yetmedi mi?
bir zamanlar tüm anadolu takımlarının desteğini,sevgisini,saygısını kazanmış bir takım değilmiydik? 96 senesinde diğer anadolu takımlarının "şampiyonluk yolunda trabzonspora başarılar" pankartlarını hatırlıyorum, son maçta eskişehirsporun "gönüllerin şampiyonu trabzonspor" pankartıyla sahaya çıktığını unutmadım! şimdi büyüklüğümüzü gösterme zamanı, ligde bir anadolu takımı şampiyonluğa oynuyor üstelik hikayeleri bize çok benziyor gelin onları destekleyelim bizden başka kimse şampiyon olamasın anlayışını bırakalım.bu takım zaten böyle giderse küme düşer düşsün düşsünde kendimize geliriz belki düşsünde ben onu desteklemeye devam edeyim düşsünde diyeyimki ben onurlu mücadele eden bir takım tutuyorum, memleketimin takımını tutuyorum diyeyim.biz herşeye hazırız yeterki onursuz olmasın aşk!