atatürkçülük neden kaybediyor

entry4 galeri
    1.
  1. ikiyüzlülük yapmayalım. Yalan söylemeyelim. Dobra dobra konuşalım. Açık olalım. Gerçekleri görmezlikten gelmeyelim. Kendimizi de aldatmayalım: Türkiye'de heykel Atatürkçülüğü tutmamıştır. Kanunla korunduğu için, hapislik korkusuyla, Atatürk'ü sevmeyenler de, en büyük Atatürkçü rolünde görünür, sahtekârlık yaparlar.
    Kürtler Atatürk'ü sevmezler, fakat yakın zamana kadar seslerini çıkartamazlardı.
    Okuyucu, yazıcı, Yeni Asyacı, Fethullahçı; bilumum Nurcular Atatürk'ü sevmezler; fakat seviyor görünürler veya seslerini çıkarmazlar. Cemaatın Atatürk adına okulu, yurdu var mıdır, yok mudur; bilmiyorum. Fakat Atatürk'ü anma törenleri ve Atatürk haftasında mekteplerinde gösterişli etkinlikler yapar, yarışmalara katılırlar.
    Süleymancılar, Atatürk'ü sevmezler; talebe yurtlarında en güzel Atatürk köşesini onlar hazırlar. Halbuki Kur'an Kurslarında Atatürk'ü Deccal olarak tanıtmışlardır yıllarca..
    Yeniden Millî Mücadeleciler; Atatürk'ü ingiliz ajanı diye tanıtan seminerlerle yetişmişlerdir.
    Komünistler, sosyalistler,Marksist-Leninist devrimciler Atatürk'ü sevmezler; fakat şapkalı Atatürk resimlerini bürolarından, rozetlerini yakalarından düşürmezler...
    Tarikatların hemen hiç biri Atatürk'ü sevmezler, kapalı zikir ve sohbet meclislerinde aleyhinde atar-tutarlar; fakat alenî olarak gık diyemezler...
    Liberaller Atatürk'ü sevmezler, inceden ince Atatürkçülerle dalga geçerler üstelik... (En namuslu yine bunlar sayılır; kuralları ve kutsalları yok amma; hiç değilse ikiyüzlülük yapmıyorlar.)
    Keskin Türkçüler de Atatürk'ü sevmezlerdi. ATSIZ, "içimizdeki Şeytan" ve "Türkçülüğe Karşı Haçlı Seferleri", "Z Vitamini" "Dalkavuklar Gecesi" gibi eserlerinde tek parti CHP döneminin tozunu atar.
    ATSIZ'ın manevî babası Rıza NUR; "Hayat ve Hatıratım"da Atatürk'e çok ağır hakaretâmiz ifadeler kullanır. Okurken kusasınız gelir.
    Şimdi Şamanist geçinen Irkçı-Türkçü toplumcu-buduncu kıytırık gruplar ve onlarla aynı ağzı kullanan "Türk Solu" Atatürk'ü bayraklaştırıyor. Bu da onların çelişkisi olsa gerek. Çünkü hem ATSIZCI, Rıza NURCU hem de Kemalist olmak, eşyanın tabiatına aykırı...
    Osman Yüksel Serdengeçti, Atatürk'ü sevmezdi. Hatta öldüğünde "Bir Nesli Nasıl Mahvettiler" kitabında yazdıklarından dolayı Atatürk'e hakaret suçundan hükümlüydü bildiğim kadarıyla... 12 Eylülcüler zamanında, yıllar önce basılmış, en az yüzbin adet satılmış ve defalarca şikayet edilmiş, yargılanmış, beraat etmiş not defterinden küçük bu kitapçıktan dolayı, Türkçülük-Turancılık davasının Osman Zeki Yüksel'i mahkûm edilmişti.
    Üstad Necip Fazıl'ın da en fazla hücum şimşeklerini üstüne çekmesine sebep, lâiklik ve Kemalizme karşı tavır almasıdır.
    Bugün solun, hatta Atatürkçü geçinenlerin "Büyük Şair" diye yere göğe sığdıramadıkları Moskovadaki kızıl rejimin meddahı Nazım Hikmet Atatürk'e tüküren, hakaret eden mısraların yazarıdır.Çünkü Atatürk zamanında komünistlikten yargılanmış, kodesi boylamıştı.
    Güçlü bir hikayeci ve şair olan Sabahattin Ali de Atatürk'ü sevmezdi. Çünkü tek parti döneminde komünist ithamıyla o da takibat altındaydı.
    Sağlığında dev heykelleri dikilen ve heykellerine bile methiyeler düzülen Atatürk'ü doğup büyüdüğüm köyde kasabada büyüklerimiz de pek sevmezdi açıkçası. Atatürk heykeline ve büstlerine soğuk bakarlardı.
    Devrimci-solcu "Kızılırmak" şairi Hasan Hüseyin'in ifadesiyle halkımız; Mustafa Kemâl'i Atatürk'ten fazla seviyordu.
    Velhasıl, toplumun pek çok kesiminde tören Atatürkçülüğü kabul görmedi.Görseydi Millî Görüş gömleğini çıkaran AKP mirasyedileri tek başına iktidara gelemezdi. Devlet, ordusuyla, yargısıyla, üniversiteleri ile Atatürk'ü ve O'nun eseri Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak için seferber olmuşken; "cahil halk" sandıktan bir defa olsun tek başına CHP iktidarı çıkarmadı; çıkaracak gibi de gözükmüyor. Herkesin kanun zoruyla Atatürkçü göründüğü Türkiye'de halkın sesine kulak verelim ve düşünelim: Atatürkçülüğü bayraklaştıranlar niçin bu milletten iktidar desteği alamıyorlar? Kendi halkımıza karşı; Atatürk'ü, Atatürkçülüğü süngüyle, silah zoruyla mı koruyacağız?
    Neden böyle olduk? Neden Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısını korumak konusunda endişe taşıyoruz?
    Neden bölünmekten korkuyoruz? AKP hükümetinin "Açılım" siyasetinden Türklük ve Türkiye adına kaygılanmakta haksız mıyız?
    Neden AB'nin, ABD'nin dümen suyuna girdik?
    Neden hürriyet ve istiklâl gibi en yüce değerlerimizden adetâ vazgeçer hâle geldik?
    Sadece dış düşmanlar, AB, ABD dayatmaları, komplo teorileri geldiğimiz bu teslimiyetçi noktayı izah etmeye yetiyor mu?
    Cemaatçiler, nasıl bu kadar güçlü bir para imparatorluğuna dönüştüler?
    Telef olan militanları için mevlid ve dualar okutturan bölücü örgüt nasıl siyasallaştı ve meydanlarda, Meclis kürsüsünde nasıl devlete meydan okuyorlar?
    Ali Kırca'nın "Siyaset Meydanı"nda "Açılım"ı tartışan çocuklardan birisi;"Siz bayramlarda önderlerinizin resimlerini asıyorsunuz da, biz kendi önderimizin resmini neden asamıyoruz?" diye alenen ve resmen Türkiye Cumhuriyeti'ne meydan okuyabiliyor. Neleri söyleyebileceği üç aşağı beş yukarı belli olan, örgüt propagandası ile beyni evinde yıkanmış bu çocuğu ekranlara çıkartmak, çocukları "Açılım"a alet etmek, siyasetin dilini zavallı çocuklara terketmek affedilir bir iş midir?
    Neden tepkileri tüketilen, adetâ sinirleri alınmış lop et yığınına döndürülen bu "kitle"nin hassasiyetlerinin körelmesinden feryat etmeyiz?
    Ali Kırca, böyle bir potun ardından yine tv.lerde arz-ı endam edebilecek, medyatörlüğü sürdürebilecek midir? Aklıma gelen, açıkçası yazmaya korktuğum daha bir sürü suâl...
    Bunları düşünmeme sebep olan da, son zamanlarda Tayyip Erdoğan'ın adetâ bir intihar bombası gibi rastgele ortalığa salıverdiği "Açılım"a karşı, millî refleksin neden zayıf kaldığı sualiyle kafam meşgul halde okuduğum bir kitap: Yavuz Bülent Bâkiler'in Türk Edebiyatı Vakfı Yayınlarından çıkan GiDENLERiN ARDINDAN kitabı... Derin bir devlet şuuru taşıdığına inandığım Türk Milleti, kanaatimce yanlış Atatürkçülük, yanlış lâiklik uygulamalarından dolayı, yeterince devletine sahiplenmiyor.
    Dün AB'ye, ABD'ye meydan okuyan "Akıncı Mücahit Müslüman" Millî Görüşçüler, bugün iktidar saltanatı uğruna emperyalist odakların himâyesine sığınmaktan utanmıyorlar. Millî Görüşçüye gömlek çıkarttıran, para ve güç uğruna inandığını iddia ettiği bütün mukaddesleri ayaklar altına aldıran bu zillet tablosunun yaşanmasında Kemalistlerin de büyük vebâli var.
    Yıllarca "Ordumuz-Yurdumuz-Kurdumuz" diyerekten, devlet-i ebed müddet uğruna kanlarını, canlarını fedâ eden ülkücülerden bile yeterince "tepki" alınamıyorsa, Atatürkçü 12 Eylül cuntasının zulümlerinden dolayı değil midir?..
    3 ...