biraz bilgi arttırıcı bir şekilde yazacam, o nedenle anlaşılır kelimeler kullanma gayreti içinde olmayacağımı belirterek bir giriş yapmak istiyorum. faşizmi iktisadi görüşünden ayırarak ona metafiziksel bir anlam yüklemek ya faşist bir demagogun işidir, böylece kitleleri kendisine kazandıracağı günü hesap ediyor veya kendini kandırıyor, ya da liberal bir ajitatörün işidir. faşizm üretim ilişkilerinden ayrılamaz bir yapıdır. kültürün üretrim sürecine etkisini ya da üretim sürecinin kültüre etkisini tartışmak yersizdir.
faşizmin dayandığı büyük sermaye sahipleri, bu ideoloji kapitalist devletin açık yönetimsel krizi anında devreye girdiği görüyoruz tarihi örneklerinden. büyük sınıfların ekonomik çıkarlarına işleyen bu sistem, orta sınıfın korkularından( burada örnek vermek gerekirse orta sınıfın proleterleşme korkusu en büyük örnektir) yararlanıp emekçilerin ulus çıkarları uğruna yozlaştırdıklarını görebiliyoruz. faşizm kimi zaman açık terör yöntemiyle, kimi zaman uzlaşma yöntemiyle ama en önemlisi korkunun beslendiği bir toplumda işlerlik kazanır.
her ideoloji işçi kitlelerini, orta sınıfları yanına çekmezse ya da onları sindirmezse iktidara gelemez. bugün bu toplumsal yarılma karakterini reddemeyiz. faşizm daha önce belirttiğim gibi toplumun sınıfsal farklılıklarını korku temelinde egemen sınıfların lehine çözer. onları bir potada eritir. kimi zaman kullandığı şovenizm işe yaramazsa dini bir karaktere sahip olur. yani gericiliği ve milli duyguları kullanır faşizm.
toplumun katmanlardan oluştuğunu kabul etmemek açık bir cahilliktir ya da hayatı okuyamamaktır. bu katmanların birbirleriyle çelişkilere sahip olması milli çıkarların egemen sistemin bir yalanı olarak okumak gerekir. hal böyle olunca şoven politikalar,faşist demagogların kullandığı bir silahtan ötürü bir şey değildir.
faşizmin iktidar anlayışındaki yayılımcılık(emperyal duygular), tüm çalışanların haklarının minumum düzeye indirgenmesi, açık sömürü koşulları faşizmin kapitalizm ile olan bağlarını göstermek için bize fırsatlar sunuyor. ayrıca, devletin bir sosyal sınıfın diğer sosyal sınıf üstündeki örgütleniş biçimi olarak görürsek, faşizmde bu tanımın, kapitalist anlamdaki en sert biçimine sahip olduğunu görebiliriz.
almanya'da nasyonal sosyalizmin kullandığı sosyalist sloganlar basit bir propagandadan başka bir şey değildir. o dönem işçiler arasında büyük saygınlığa sahip olan sosyalizm düşüncesinin büyük burjuvazi tarafından kullanılmasından başka bir şey değildir. faşizm egemenlerin en sert iktidarı olduğundan tüm büyük sermayedarlar faşist almanya'da ve italya'Da en ayrıcalıklı yapıya kavuşmuş ve bir kaç sene içersinde hızlı bir kalkınmaya sahip olmuşlardır.
faşizm, iktidarın örgütleniş biçimi ve işçilerin, halkların en büyük katilidir. 8 mayıs'ta yenilen faşistler, tekrar ve tekrardan yenilgiye mahkumlardır. bunca dönem yaşamasının tek sebebi gene kapitalizmin kendisidir.
faşizmi ekonomik temellerinden ayıran her çözümleme yanlışa düşmeye mahkumdur çünkü maddi temellere dayanmayan bu iddialar, bilimsel olmaktan uzaktır. faşizmin tekrar ve tekrar suretle yenilgisi için maddi temellere dayanan eleştirisi yapılması gerekir. faşizmi öven temel iddialar ise gene bilimsel olmaktan çok uzaktır ve insan ilişkilerini kavrayamaz. insanları ajitasyonla etkilemekten başka bir işe yaramaz ve yaramayacaktır. gene bu nedenle yenilgiye bir mahkumdur, faşizm.