39.
-
kendimi bir an dövesim geliyor. öyle bir dövmek ki kendime geldiğimde her şeyi unutmak.
insanlığı unutmak. sıfırdan başlamak....
karalanmış bir defter gibi zihnim. en büyük lanetim unutamamak. her şeyi hatırlamak. söylenen yalanları, aldatmaları ve niceleri...
hiçbir şeye üzülmüyorum zihnime üzüldüğüm kadar.
senden öncekiler senin ipini, senden sonra gelecektekilerin de sen ipini çektin !
onlar da bana paranoyak diyecek, senin bana dediğin gibi.
güven bana her şey yolunda diyecek. işte o an benim aklıma senin yalanların gelecek.
söyle bana ben şimdi onlara nasıl güveneyim ?
söyle bana ! senin bu yalanlarından sonra ben başkasına nasıl güvenebilirim ?
hep şikayet ederdin ; " bana güvenmiyorsun. " derdin. ben ise önce yediğim kazıklara bakar bide sana bakardım.
şimdi sana bakıp kime güveniyim ?
güvenebiilir miyim ?
sen, çolak bir insana " kolunuda kesicez. " diyen doktor,
sen, gecekonduda yaşayan bir ailenin, kış günü evini yıkmaya gelen kepçe,
sen, susuz bir insanın karşısında matarayı çölün ortasında kumlara boşaltan kişisin.
sen, bir inancı yıktın. sen bendeki tüm insanlığı öldürdün.
zihnimde bir enkaz bıraktın. öncekiler gibi yaptın.
sen, kabeyi yıktın.
sen, tacmahala bomba attın.
sen, mahallenin çocuklarının topunu kestin.
sen, benim çimdeki masumiyeti öldürdün.
bu kahpelik sana ömür boyu yetsin...
yetsin ki, belki bir gün yılanları barındırdığın ağzının içinde çiçekler açar.