Yaz günleri, köyün o güzel havası içerisinde çaylar demlenmiş ve herkesin önündedir. Eski günleri yad etmek için konuşmalar yapılır. Babamla amcamın gözleri uzaklara dalar, babaları öldüğünde onları büyüten Abdullah dedeye. Çok yiğit adamdı der babam gözleri buğulanarak. Köy enstitülerinden mezun, köyün bilgili kişilerindenmiş. Belki de ilkokul terk amcamın bu kadar derin bir dünya görüşüne sahip olması ondandır. Rakılar açılır ve Abdullah dedeye kaldırılır.
12 yaşımdan beri böyledir. Abdullah dede benim için köy Enstitüsü'dür. Abdullah dede benim için ülkenin anlamsızlığıydı. Şu yaşındayım, hala anlamsızlığıdır Abdullah dede.