avukatı aracılığı ile şöyle bir açıklamada bulunmuş kendileri. elçiye zeval olmaz aynen aktarıyorum.
Ben saldırı gününü cumartesi veya pazartesi olacağını söylemedim. Böyle bir ibare kullanmadım. Ben sadece tarih veriyordum günü ise Halil Uzman yazıyordu. Ses kayıt cihazında benim şifrelerim kayıtlı. Ayrıca saldırı gecesi hakim tepelerde savunma yoktu. Bu tepeler Geper, Keri ve 2522 rakımlı Oramar'dır. Bunlar PKK'nın geliş istikametindedir. ilk önce buralardan ateş açıldı. Çatışma sırasında çadırda dinlenen 23 asker vardı. Bunların hepsi kaçtı. Ben kaçmadım çatıştım. 12 Haziran tarihinde de yine çatışma çıktığın zamanda PKK'lı teröristlerin baskın şifresi "su" idi. Aynı şifre 21 Ekim gecesi de geçti. Bunu Çağdaş üsteğmene bildirdim.'' Er Ramazan Yüce'nin avukatı Dinçel Aslan bu olayda daha çok güvenlik ve disiplin zafiyetinin olduğunu, hakim tepelere yeteri kadar asker ve silah teçhizatının bırakılması halinde bu olayın meydana gelmeyeceğini ileri sürdü. Avukat Aslan, "Müvekkilimin geçmişteki hali göz önünde bulundurularak kurban olarak seçilmiştir. Müvekkilim askerlik görevini en iyi şekilde yerine getirmiş olup şüpheli bir durum olsaydı bu hassas göreve kesinlikle bırakılmazdı. Kürtçe bilen birçok asker olduğu halde bu göreve Er Yüce getirilmiştir."