"ayrılacağım gün gölün kıyısına giderek o tepenin üstünde durdum. tiyen-şan dağlarına, ısık-göl'e veda ediyordum: elveda, ısık-göl'üm, bitmemiş türküm benim! mavi dalgalarını, sarı kumlarını yanımda götürmek isterdim ama gücüm yetmez buna. sevdiğim kadının aşkını götüremediğim gibi seni de götüremem. elveda, asel! elveda, al yazmalım, selvi boylum! elveda, sevgilim, aşkım! mutlu olman dileğiyle!..."