yuri gagarin

entry93 galeri video1
    12.
  1. uzaya çıktığı anda o talihsiz " burada tanrı falan göremiyorum" repliği ile kestaneyi çizdiren şahsiyet. bunun muadili de ayda ezan dinleyen neil armstrongdur. hikayesi ise şöyle efendim;

    "o gün houston meydanında toplanmıştı herkes. simitçisi, köftecisi, midye tavacısı, işportacısı, hepiciği oradaydı. herkes devyarasa metal yığınına bakıp bu mu gidecek ulan aya şimdi diyordu. neyse efendim bir geri sayım falan filan derken o hengamede kalktı bu araç. bu doğandan bozma şahin görünümlü, lpg li alet kısa süreli bir yolculuktan sonra iniş takımlarını açarak amerikalıların deyimi ile kamer e iniş yaptı. bizim neil hayret etti bu işe tabii. "ulan ben taksimden aksaraya bu kadar zamanda gidemiyorum, teknoloji ne kadar değişmiş. vay baban helal olsun vallahi" dedi. tabii bilmediği memleket, hırlısı var hırsızı var diyerekten temkinli bi' şekilde açtı kapıyı. bi' sola bi' de sağa bakarak yavaş adımlarla aşağıya indi. o anda farklı duygular sardı neil'in bedenini. dünyaya şekil bi' poz verdi. sonra gözleri rusya yı aradı. "naber lan yuri...nanikk....eheh..." diyerekten kendi egosunu şişirmeyi de ihmal etmedi tabii. bi' iki adım attıktan sonra bulduğu ilk taşa attı ayağını ve çıkardı çorabından halis mulis bitlis yapımı cigarasını. ohh püfür püfür... efkarlandı birden ve patlattı bi' şarkı gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar...diye. annesi geldi aklına "anne bak gördün mü? bi' yandaki komşunun oğlu sait kadar olamadın. ne güzel devlet memuru oldu çocuk. sabah sekiz akşam beş. mis gibi oh. alttakinin oğluda işçi oldu. maaşı az ama hiç değilse ssk lı. çay simit de bi' şeydir. sen ise bi baltaya sap olmadın derdin hep. ben buradan o simiti göremiyorum ama. ehehe." diyerekten şöyle bi' gururlandı kendi ile. sonra afedersiniz hem oturduğu taştan olsa gerek hem de gelirken camı açmış bizim bu akıllı neil ondan olsa gerek deff-i haceti geldi efendim bunun."ulan iyi ki yaptırdım şu alaturka tuvalaeti. yoksa hayatta oturamam lan alafrangaya falan. ıyyyk." diye düşündü. tam hacetini giderecekken o da nesi? bir ses...aman yarabbim. arkasına bakmadan şoför mahaline geçti hemen. telsizle der iz a problım ovır hiyır yani "olm bak buradan çok kötü sesler geliyo merkez. nedir lan bu? bundan söz etmemiştiniz bana" dedi. merkezden yanıt gelmeyince, daha motoru soğutmadan basar gaza. gelirken tabii aracı devirsiz kullandığı için bu insan evladı, lpg yi çok harcadı. bunu sürdüler ülkeden. bu da ayda duyduğu sesi aramaya başladı tüm dünyada. paris, tokyo, berlin, londra...yok anam bulamadı bi' türlü. sonra bi gün yolu istanbul'a düştü. sultanahmet'in önündeki işportacılara bakarken bir ses duydu. aman yarabbim. işte o ses. hemen yoldan çevirdiği bi' hanutçuya sordu. "hemşerim bi baksana be. bu ses ne böyle?" hanutçu "ikindi ezanı okunuyo dayı görmüyon mu?" dedi. işte oracıkta kelime-i şahadet getirip müslüman oldu neil...isminide nail olarak değiştirir tabii. "

    işte bundan kelli ne zaman aya gidilecek olsa insanlık yanında bi' seccadeyle bi' de tesbih götürür. ola da ikindi namazı kaçmasın diye.

    çıkarım: demek ki neymiş? yuri beyimiz aya ikindi vakti inmemiş. eğer inseymiş tanrıyı bizzat görürmüş. ayy pardon, duyarmış. evet evet.

    hay siz çok yaşayın emi. evet evet, ikinizde!
    7 ...