"Haiku yazdığımı yani yazdıklarımın haiku olduğunu başlangıçta farketmedim" diyen ve özlemi şöyle tanımlayan yazar:
Özlem, özleyenin özlenen ile yeniden buluşma olasılığı arttıkça ya da zamanı
yaklaştıkça -garip ya işte- azalacağı yerde çoğalır.
Özlemi azaltabilecek tek şey, özlenenin kendisidir. Özleyenin
kollarında, kanlı canlı orada olması...
Özleme tek çare, özlemin artık olamamasıdır.
Yoksa özlem hep vardır...
Halvet, eskilerin tasarımlarında şu yüzden o kadar önemli bir yer tutar ki
özlemin temel koşulunu içerir: Hasret, içindeki özleyenin, özlenen ile
birarada olamazken Vuslat umarak, onunla birarada olmayı, Halveti
kurmasının koşulu...
Özlem, şimdi özlenen ile birarada olamamaktır. Kavuşma, şimdi özlenen ile yeniden biraraya gelmektir. Birleşme, şimdi özlenen ile birarada olmaktır.
Bu üçlünün oluşturduğu, aslında geçmişte tersinden işlemiş olan bir
süreçtir. şimdi özleyen ile özlenen olan iki kişi, geçmişte önce birarada
olmuş, sonra hep biraraya gelmiş, sonra da ayrılmışlardır. şimdi özleyen
süreci gerisin geriye yürür geleceğe doğru...