van da beşyol denen mevkiide yani van ın en merkezi yerinde umut erkek kuaföründe çalışan, 2008 de olmamıza rağmen paça çapı yaklaşık 30 cm ispanyol paça pantolon giyen ve saç kesimi fabrikatörün kızını kaçırıp eve getiren fakir aile çocuğu tarık akan ın saçları gibi olan adama berber hidayet denir. berber dükkanına her girdiğinizde sizi bir sürprizle karşılar; "evlendim, araba aldım, boşandım, nişanlandım, yüz felci geçirdim" gibi. bir ömürde en fazla birkaç kez yaşanabilecek olayları hidayet in bir hafta içinde yaşaması ona göre fazlasıyla mümkündür.
berber hidayet özel bir kişidir, kelamı; hep yalan dolandan ibarettir. ama söyledikleri ve yaşam tarzı, beni onun hakkında buraya entry kasmam ve sizin de az da olsa onu tanıma şansı bulmanız için mecbur kıldı gibi bişey.
ve hidayet söylenceleri;
-söylence 1-
[dükkana girdim, selamün aleyküm aleyküm selam muhabbeti bitti. hidayet çay söyledi ve aklına süpersonik bi hikaye gelmediğinden olacak ki hemen tıkandığı her durumda dile getirdiği askerliğinden anı anlatmaya başladı. hidayet askerliğini ege de bir yerde denizci olarak yaptı. ama her askerlik muhabbetinde askerlik yaptığı yer alanya, kuşadası, bodrum ve marmaris gibi değişkenlik gösterdiğinden kimse hidayet in gerçekte nerede askerlik yaptığını bilemedi]
hidayet: hacı bi gün bodrum da nöbet tutuyorum. askeryenin çıplaklar kampı var bodrum da biliyor musun?
pygmalion: hacı yapma ya var mı öle bişey?
hidayet: olmamı be! bize haftada bir orda nöbet yazılırdı. neyse hacı
pygmalion: vay a.q
hidayet: hacı neyse, çıplaklar kampının girişinde nöbetteyim, baktım bi hatun geldi. allah var hoş hatun. bi baktım bikinilerini çıkarmadan içeri girmeye çalışıyor. dedim; hanfendi nereye böyle, burası çıplaklar kampı, lütfen üstünüzdekileri çıkarın. hatun ne dese iyi; sen benim kim olduğumu biliyor musun? dedim; hanfendi kim olduğun önemli değil, kurallar böyle. hacı biz bunla baya bi tartıştık en son ben böyle kararlı durunca bu hatun vazgeçti ve üstündekileri çıkardı. ben sana şimdi nasıl diyeyim hatun volkanik oluşumlu bi kaya sanki.
pygmalion: vay a.q
hidayet: dedim hanfendi isminizi deftere yazmam, giriş yapmam lazım. ismini sordum elif kıvrıkoğlu dedi. neyse ben yazdım kız kampa girdi gitti. dedim lan bu soyisim bi yerden tanıdık ama nerden, düşündüm düşündüm vay a.q dedim lan bu genel kurmay başkanı hüseyin kıvrıkoğlu nun kızı olmasın
pygmalion: vay a.q
hidayet: lan nöbet bi bitti hemen iki eleman geldi dedi hidayet albay seni yanına çağırıyor. dedim valla .arrağı yedik, bizim askerlik oldu 50 ay. sonra vardım albayın yanına albay aynen şöyle dedi; hidayet elif hanım seni babasına şikayet etmiş. benden duymuş olma ama babası kıza bi tokat çakıp susturmuş. ayrıca genel kurmay başkanı bizzat tebriklerini telefonda söyledi ve sana iletmemei istedi.
pygmalion: vay a.q
hidayet: valla gardaşım türkiye de kimse diyemez ben hidayet gibi askerlik yaptım acaip bişeydi benimki.