Kalkar oturduğu yerden yavaşça
ihtişamlı kocaman kalıbıyla
Zar zor geçer kapıdan
Aydınlık bir bahçeye atar adımını,
Papatyalarla dolu bir bahçe gözlerinin önünde,
Lakin sevemez o papatyaları, okşayamaz.
Erkek adam okşar mı hiç çiçekleri?
Okşar okşar da kalbiyle okşar.
Uzunca koca üç adımda çıkar bahçeden,
Bu defa karşısına bir çocuk çıkar.
Çocuk kafasını kaldırıp adama bakınca,
içinden çocuğu öpmek gelir.
Ancak öpemez, hiç olur mu?
O, erkek adam...