neyzen tevfik

entry665 galeri video2
    81.
  1. 1930'larda istanbul Belediye'sinin bağladığı yardım aylığını saymazsak Neyzen'in düzenli bir geliri hiç olmaz. Neyzen Tevfik'in söylenceleşen yaşamı 28 Ocak 1953'te son bulur. Cenaze namazı Beşiktaş'ta Sinan Paşa Camii'nde kılınır. Caminin avlusundan taşan kalabalık; ana caddeleri, kahveleri, yolun karşısında ki Barbaros Bulvarını doldurur. Memurların, profesörlerin, ileri gelenlerin yanı sıra kılıklarına çeki düzen vermeye çalışmış sarhoşlar, sokak serserileri ve bin bir çeşit insan bir arada uğurlarlar Neyzen'i bilinmeyene. Kim bilir belki de hiçlikten hepliğe..

    Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
    Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
    Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
    Kürsî-i liyakat pezevenk, puşt olanandır!

    ****

    Gözünü aç daha meydan var iken,
    Dizginin canbaz elinde Neyzen!
    Girmedim ya kapısından baktım,
    Cennet'i at pazari sandim ben.

    VARLIĞIM

    Ruhuma sunduğun mukaddes günâh,
    Kanımda ateşten bir şarab oldu.
    Sevdânın şimşeği çakınca gönlüm,
    Nağmesi alevden bir rebab oldu.

    Gökyüzü yıkıldı, yıldızlar söndü.
    Güneş hiç doğmadı, ay geri döndü,
    Kâinat kayboldu hiçe büründü.
    Aşkınla başkası hep harab oldu.

    O hırçın hayâlin ey sarhoş melek,
    Serencâm besteler bana gülerek,
    Son gece verdiğin zehirli çiçek,
    Hicrânlar şerheden bir kitab oldu.

    Vefâsız tali'im bir kara kaya,
    Yalvardım, söylettim bu sırrı naya,
    Varlığım yok oldu gün saya saya,
    içinden çıkılmaz bir hesab oldu.

    GELDiM

    Dudağında yangın varmış dediler,
    Tâ ezelden yayan koşarak geldim.
    Alev yanaklarını sarmış dediler,
    Sevda seli oldum, taşarak geldim.

    Kapılmışım aşk uğruna bir kere,
    Katlanırım her cefâya ve cevre,
    Uğraya uğraya devirden devre,
    Bütün kâinatı, aşarak geldim.

    Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü,
    Ben gönlümü sana verdim götürü.
    Sana meftûn olduğumdan ötürü,
    Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim.

    BiLiR

    Hakikat çıkmazı şu kahbe dünya,
    Bu çok kısa yoldan dönenler bilir,
    Bu yolun sırrıdır fırsatlar, sevda,
    Tutuşup parlayıp sönenler bilir.

    Aldana aldana gevredi dinim ;
    Kalmadı düşmana, feleğe kinim ;
    Doğruyu söylersem çarpar yeminim ;
    Bu cengi, pusuya sinenler bilir.

    Durma sor halini, hastanın, sağın ;
    Tabii solacak gülleri bağın ;
    Hayatın içini, kara toprağın
    Üstünden altına inenler bilir.

    Geniştir, ölçülemez hayalin çölü ;
    Karşımda her diri söylenen ölü ;
    Çok güçtür geçmesi bu sakar gölü ;
    Dümensiz gemiye binenler bilir.

    ÇOK ŞÜKÜR

    Deli gönül, neyi özler durursun ?
    Acınacak dostun, cânanın mı var ?
    Dünya yansa yorganım yok içinde,
    Harap olmuş evin, dükkânın mı var ?

    Hatır, gönül bulamazsın birinde.
    Dama dedi dişisinde erinde,
    Vatan dedikleri yangın yerinde,
    insanlığa hâlâ imânın mı var ?

    Nene yetmez senin şu kuru kaval
    Pîr aşkına sıkıldıkça durma, çal.
    Maltadaki kurnazlardan ibret al,
    Paran mı var, bağın, bostanın mı var ?

    Sana giren çıkan nedir be dürzü ?
    Be Allahın nümunelik öküzü
    Ben mi yuttum on dört bin okka düzü,
    Bekri Mustafa'dan fermanın mı var ?

    Ne uymazsın zamaneye be domuz ?
    Kırk senedir... ne verdin omuz.
    Nâzır olmuş desem sana istakoz,
    Reddedecek kılıç, kalkanın mı var ?

    Çünkü neden ? Dalyanın yok, ağın yok,
    Bir tek hamsi kızartacak yağın yok.
    Ocağın yok, dalın yok, buğdayın yok,
    Yoksa Gökalp gibi Tûran'ın mı var ?

    Uyanmadın gitti, dalgın uykudan,
    Sana ne be âlemdeki kaygudan ?
    Dem vurursun siyasetten duygudan,
    Beynelmilel bir imtihanın mı var ?

    Feylesof'um dedi herif, pap çıktı,
    Nâzır oldu, saman sattı sap çıktı.
    Reçete şurup yazdı, hap çıktı,
    Yutmayacak yoksa, âyanın mı var ?

    ispermeçet zade (1), Kirpi (2), Pehlivan (3)
    Yanaşması, o bayraklı Kahraman
    Sadrazamlar içinde en düztaban (4)
    imzacılar başı Mervan'ın mı var ?

    Çal nayını, ferahnâkte ver karar,
    sikin nazır taşşakların müsteşar.
    Kumda oyna çöp batmasın âşikâr
    Düşünecek senin zamanın mı var ?

    Kendi cihanında bak sen keyfine,
    Kulak asma halkın hayfa-hayfine.
    Tamburuna, kemânına, define
    Sen de katıl, neyde noksanın mı var ?

    Şu kırk yıldır senin daran alındı.
    Suratına yüz bin kara çalındı.
    Nasıl olsa şu bokluğa dalındı
    Neyzen'den de büyük isyânın mı var ?

    1921

    (1) Ali Kemal
    (2) Refik Halit Karay
    (3) Kadri
    (4) Damat Ferit Paşa

    BE HEY DÜRZÜ !..

    ne ararsin tanri ile aramda!...
    sen kimsin ki orucumu sorarsin?
    hakikaten gözün yoksa haramda
    basi açiga niye türban sorarsin?

    raki, sarap içiyorsam sana ne.
    yoksa sana bir zararim, içerim.
    ikimiz de gelsek kildan köprüye,
    ben dürüstsem sarhosken de geçerim

    esir iken mümkün müdür ibadet?
    yatip kalkip atatürk'e dua et.
    senin gibi dürzülerin yüzünden,
    dininden de soguyacak bu millet

    isgaldeki hali sakin unutma.
    atatürk'e dil uzatma sebepsiz.
    sen anandan yine çikardin amma
    baban kimdi bilemezdin serefsiz.
    6 ...