Çok sayıda işçi işini kaybetmiş, ancak bir o kadar işçi de hâlâ çalışıyordu. Birçok sanayici servetin tadını sürüyordu. Henry Ford, o dönemlerde dünyanın en zengin adamıydı. Acımasızca ve bazen gerekli olduğundan fabrikalar kapanırken, yeteri kârlı görünmeyen işletmelerin ayakta kalma çabası sırasında kendisi ve ailesi lüks içinde yaşamaya devam ediyorlardı.
Chaplin, mağazayı hırsızların bastığını gördü ve onları durdurmak için gitse de dayanamadı. O hırsızlar tam onu yakaladıklarında onlardan birinin eski fabrikasında beraber çalıştığı iş arkadaşı olduğunu gördü. işler öyle bir raddeye gelmişti ki, artık hırsızlık her kesimden yapılıyordu. Arkadaşlarıyla mağazadaki yaptıkları tirajı komik küçük partiden sonra uyuya kalan Chaplin kumaşlar arasında uyanır. Aslında onu uyandıran bir müşteridir. istediği kumaş ise Chaplin’in içliğidir. O yine işten kovulmuştur ve hapse girmiştir.
Bir süre sonra hapisten çıkınca kız arkadaşı çok iyi bir iş buluştur ve onu da yanına aldırır. Garsonluk yapar ancak başarısız olur, sonunda patronu şarkı söyleyebilir mi diye sorar. istemeden onaylar, aslında kız arkadaşı zorlar. Sahneye çıkınca tuhaf bir şekilde oynamaya başlar ancak şarkıyı söyleyemez. Çünkü, kız arkadaşının ona verdiği, sözlerin yazılı olduğu kağıdı kaybetmiştir. Ancak, bir şeyler uydurur ve çok da başarılı olur.