PKK’lı teröristlerle kucaklaşan HDP’lilerin fezlekelerini TBMM’ye getirip dokunulmazlıklarını kaldırmazsak... Millet de Allah da bizi affetmez” (rte 04.12.2012) diyor. Bu açık taahhüde rağmen AKP, HDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldırmak bir yana HDP’lilerden heyet oluşturarak, imralı’daki baş teröristle görüşme izni veriyor.
AKP ile Öcalan’ın ortak projesi olan “Çözüm Süreci” sırasında HDP saldırgan, tehdit edici, devlet, millet ve hukuk tanımaz bir dil kullanırken AKP’nin iktidar yetkilileri alttan almış, olanı biteni görmezlikten gelmiş ve vaziyeti idare etmişlerdir. Seçim sürecinde ise AKP tepeden inmeci, buyurucu, tehdit edici ve dayatıcı bir dil kullanmaya başlamış HDP ise alttan almaya başlamıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kürt Sorunu Yoktur... Ne Kürt sorunu yahu!” ile başlayan “Karşı karşıya oturulan bir masa yok. Olması, devletin çöküşü demektir” söylemleriyle devam eden polemik, sonuçta HDP ile PKK’nın karşı pozisyon alışıyla sürmektedir.
HDP’li Önder, ’masa yoktur’söylemine şöyle cevap veriyor: “Ortada bir masa var. O masa da yaklaşık üç ay önce kuruldu. iki tarafına oturan insanlar var ve defalarca bu masada taraflar olarak toplantı yapıldı. Tarihi Dolmabahçe Mutabakatı da bu masada sağlandı”. PKK da HDP’nin elini güçlendirmek için “silah bırakma kongresinin iptal” edildiğine yönelik haberler yayarak zaten hiçbir zaman bırakmayacakları silahı bir koz olarak kullanıyor.