-rüyada olduğunuzun bilincini yitirmişken rüyada uyanmak, aynaya bakmak ve kendini görememek, hemen yan odadan kırmızı gözlü anne ve babanızın pis pis sırıtarak ve adınızı sayıklayarak üstünüze gelmesi..sizin düşünmek için banyoya kaçmanız ve banyonun aslında banyo değil de bir zaman makinesinin kabini olduğunu farketmeniz ve ordan üç yaşınızdaki halinize geri dönmek için musluğu açmanızın yeterli olması.
-hiçbir art niyet beslenmeyen, sınıfta kendi halinde oturan masum öğrenciyi makasla böldüğünüzü ve içinden makarnalar çıktığını görmek. sonra da o makarnaları yoğurt sosuyla yemek.
-brendan fraser 'in en nefret ettiğiniz kızın yanında oturması ve kızın brendan'ın güzelim güzel saçlarını okşaması. nasıl bir nefret beslenmişse oturduğu sandalyeyi bir hamlede düşürüp kızın saçını başını yolmak, bununla da yetinmeyip bira şişelerini kafasına atmak.
-siz uyurken hemen yanıbaşınızda canlı bir kurbağayı iki ekmeğin arasına koymuş yiyen ve gülümseyen bir adam görmek. adama sen de kimsin diye sormanız ve size yanıt olarak kurbağa tostu isteyip istemediğini sorması.
-siyahlar içinde bir adamın yaşamınızdaki her günü size film gibi göstermeye çalışması fakat cd'nin bozuk çıkması. hemen akabinde bir ayın 21. inde bir çarşamba günü ölüceğinizi söylemesi. belirsiz bir sevinçten adama sarılmanız ve adamın jim morrison çıkması.