duygusal bi' adam, cinayet romanlarından hep etkilenmiş, ömrü sigarayla sevişmekle geçmiş bir yazar.
çok sevmiş, öyle çok insan değil, birini çok sevmiş, çok da nefret etmiş, öyle birinden değil de,
çok insandan nefret etmiş.
herkesin kelime oyunu yapmasının aksine bu nick benim için çok şey ifade ediyo. düşünün ki;
düşünün ulan ayılar, çocukluğu, ergenliği boyunca annesinin gülmesi tek mutluluğu olmuş,
kendi mutluluğunu annesinin mutluluğuna şartlamış birini.
düşünün ergenliğinde, gençliğinde, bu yaşında, asıl mutluluğunu
sevdiği kadının mutluluğuna dayatan birini. bir telefon mesajına
şartlanıp, gelen zil sesiyle mutlu olan, gelmeyeniyle mutsuz olan bi' insan evladını.
düşündünüz mü ? şimdi pavlov'un köpeği' ni düşünün. köpek iç güdüsüyle hareket edip yemek yiyince mutlu oluyor,
yani kıstas o onun için. ona şartlamış kendini. zil çalıyor, yani hayvan yemek yiyecek ve mutlu olacak.
şimdi anladınız mı ?
bunu yazdım ya, artık sıkıntı yok. isteyen gelip özel mesaj yoluyla,
"köpek işte yeaa, n'olacak" diyebilir.