devrin birinde adamın biri varmış, hergün onlarca kadınla sex yapıyormuş, yetmemiş envai çeşit hayvanla ilişkiye girmiş, kısacası dünyada s*kmediği ırk tür canlı kalmamış. birgün ilahi bir güç yeter artık demiş kendisine ve tövbe etmeye karar vermiş. hacca gitmiş, namaza niyaza başlamış, dağ başında insanlardan uzak bir kulübe yapıp sexten tamamen aralaşmış..
derken birgün dışarıda yağmur çamur fırtına kar derken gecenin köründe kapı çalmış, ama o da ne? karşısında 1.85 boyunda sarışın sütun bacaklı mavi gözlü kısaca ilik gibi hatun. adam aklında hiçbir kötülük olmadan sormuş, "buyur kızım" demiş, kızcağız da masumane bir şekilde "amcacım ormana piknik yapmaya gelmiştik fakat ailemi kaybettim, yolumu bulamadım, burada sabahlayabilir miyim" demiş.
adam pek tabi diyerek iyi niyetli bir şekilde içeri almış ve kendi elbiselerinden vermiş, kız üstünü değiştirmeye başlamış. adam soyunan kızı kapı aralığından görmüş ve eski duyguları kabarmış, tekmeyi atarak girmiş içeri ve tek seferden bişey olmaz diyerek saldırmış kıza. adam başlamış pompaya derken işini bitirmiş. adam boşaldıktan sonra kız gülüp oynamaya dans etmeye başlamış. adam hayırdır demiş ne oluyor. kız da cevap vermiş "ben şeytanım ve sana tövbeni bozdurdum" demiş.
bu sefer adam gülüp oynamaya dans etmeye başlamış. bu sefer şeytan hayırdır demiş. adam cevap vermiş "ömrü hayatımda sikmediğim bir şeytan kalmıştı onu da siktim" demiş.
kısaca bu hikayeden çıkarılacak sonuç, ıspanak demir deposudur...