1987-1990 yılları arasında hükümetin, sınırları içerisinde karbon monoksit maskesi takılması gerektiğini düşünerek porojeler hazırladığı, 1989'daki seçimlerden sonra hızlı bir şekilde gelişme yaşayıp, sanayi kentinin aynı zamanda yaşanılabilecek bir kent de olabileceğini gösteren ancak son 6-7 yıl içerisinde küçük istanbul adını hızlı bir şekilde hakeden, sahil kısmına sıkışarak insanı deliye döndüren şehir.
koskoca kocaeli'ye daha tramvay dahi yapılamamış olması çok acıdır bence kent için. hele hele istanbul büyükşehir belediyesi'nden sonra en çok ödenek payını alan belediye olmasına rağmen.
not:yuvacık barajı tartışmalarını lütfen geride bırakın. artık belediyenin malıdır o bilmem kaç milyar dolara yapıldığı iddia edilen baraj.