cocuksunuzdur daha. yas diyelim ki alti bilemedin yedi...hadi olsun dokuz...
evinizden uzakta bir yerlerdesiniz, tren istasyonuna yakin ve cebinizde bes kurus paraniz olmadigindan o yolu yürümek zorundasiniz eve kadar...yok issiz, siz kücüksünüz. hani bu yasiniz olsa, kucaniza alip da tasiyasiniz gelir kendinizi...
ictiginiz yarim litre su, urin olup cikmak ister bedenden. önce sidik torbanizi, akabinde sizi sIKISTIRIR...ne edeceginizi bilemezsiniz. tren istasyonunun yakinindaki dere yatagina inmek istersiniz; ama her biri boyunuzun üc kati inekleri görünce korkarsiniz ufacik bedeninizle...
sonrasinda bir rahatlama...pacalardan akan sicacik sivi...soguk havada buhar, islaklik...kizarik bir surat utanc ve rahatlama karisimi. bu yasta altina mi yaparmis insan?
saklana saklana yürümek o issiz yolu sanki birileri görecekmis gibi.
derken eve varmak...kilidi takili kapiyi acamamak. aglayacak hale gelmek sonra, derken becermek kilidi kirmadan kapiyi acmayi...