Kişisel hatıralarıysa uzun uzadıya yazılacak cinsten aslında. Hele bir de, birden çıkınca radyodan, o hatıralar silsilesi gözünün önünden geçer, ithaf ettiğin hayatlar, öfke, kin ve içi dolu "aşk". Hakkını verip bir nefes daha köklediğin sigaranın dumanına sarılan, iki numara küçük yaşıyla yaşadığın aşkınla aklında yer ediverir. Sonra kendini toparlarsın, aklına o cümlesi gelir;
-istemem kalbimi, ziyaret etme bir daha.-