toygar ışıklı'nın müziklerinde çok başarılı işer çıkardığı dizi.
buradan senaristler Ethem Özışık ve Ertan Kurtulan'ın başarılı işler çıkardığını vurgulamazsak olmaz. adamlar hiç bir olayı sakız gibi uzatmıyor ve en az iki bölümde tüm sırlar ortaya çıkıyor. her bölüm romantizm, komedi ve aksiyon dolu...
genel olarak o kadar olayın arasına "sinan karayelone" gibi mizahı unsurları katmaları güzel fakat türk dizisi uzun olur mantığından dolayı bu tarz sahnelerin zorunluluktan yazıldığını düşünmekteyim. eğer bu tarz sahneler olmasa ve yabancı versiyonu olsa emin olun şu an sözlükte en çok konuşulan dizi olurdu.
Öncelikle dizinin ana teması olan poyraz'ın rüşvet olayı ile başlamalı; poyraz, ayşegül ve sinan iş birliği gerçekten mükemmel oldu. ortaya bir yem atan poyraz resmen balığını tuttu fakat bahri baba'daki ses kayıtları ile mümtaz&ünsal ikilisinin bağlantısı nasıl olacak merak ediyorum. eğer bu bağlantının kaydını sema veya bahri baba hatırlıyorsa poyraz'ın ismi açıkça geçmekte niye poyraz'a vermiyorlar o da meçhul... herhalde yine ters köşe bir durum izleyeceğiz...
sadrettin'in karısına gelince mazlum kız gitti çakalın biri geldi. karı koca tam bir tiksinti getiren ikili oldular. biri dolaplar çevirir öbürü kapı dinler vs vs... ayşegül'ün ifadesini babaya vermesi bence kötü sonuç doğuracak izlenimi oluşturuyor fakat bahri ikisini de karşısına alıp konuşacak ve poyraz damat olacak...
yan karakterlere girersek;
zülfikar'ın polislerden nefret eder konumda olması çevreci ve kapitalist düzene karşı olmasıyla birleşince tam bir anarşist şekli oluşturmuş fakat bir taraftan da türklük karakteri işlenince bu karakter tadından yenmiyor.
sefer'de babadan yediği ayarla düşünsün dursun şimdi. baba çok sağlam koydu.
bahri baba&zafer karşılaşmasına gelirsek, eski kurt toy bebeyi resmen yedi bitirdi ama bu zafer ibnenin teki olduğu için mert oynamayacak ve bin bir türlü düzen çevirecek. "mafya" unsurunu polat alemdar havası ile işlememeleri bahri baba'nın uyuşturucu konseyini adamlarıyla basmaması ise ayrı bir güzellik olmuş.
komedi unsurunu eksik tutmayan, gerilimi ve kavgaları tek bir olaydan devam ettirip baymayan ve sürekli yeni gerilim olayları ortaya çıkaran, müzikleri ise mükemmel olan dizi. eğer tek sezonda bitirme düşünceleri varsa çok yerli olur 2. sezonu çekerlerse daha önce dediğim gibi güneşi beklerken gibi bir düşüşe geçebilir...(vikipedia haziranda sezon finali yapacak diyor bakalım ne olacak)
ayrıca dizinin daha izlendiği gece de saat 4 sularında 250 bine yakın kanal d sitesinden izlenme oranı olması da dizinin kesin tuttuğunun göstergesidir.
bölümün en güzel replikleri;
"Ayşegül: aç mısın? (ve poyraz'ın bakışı)
Poyraz: ''aç mısın?'' sanki seni seviyorum demenin başka bir yolu gibi... "
" bahri baba sefere sordu : aşıkmısın
sefer :evet
bahri baba : peki dün gece rahat uyudunmu
sefer: evet
bahri baba :peki yemek yedinmi
sefer : evet gelirken bişeyler yedik
bahri baba : o zaman sen aşık değilsin .hadi git aşık ol ,ondan sora gel" (bu sahnede çalan müzik ney lan!!! shazam'da da bulamadım...)