yazarların ilkokulda yaptığı itlik puştluklar

entry15 galeri
    15.
  1. mevzu uzun. ilk okula yazılacağım sene 97 . annem de ilk okul 1. sınıfı okutacak iki öğretmenden biri. diğer hocayı beğenmediğinden annem beni kendi sınıfına kaydettirdi. tabi ben nası seviniyorum. annemle aynı sınıftayım lan düşünsene. okullar başladı. ilk günler anamın elinden tutup okulun ön kapısından akıllı uslu giriyordum. bir ay sonra işin piçliğini öğrendim. annemin elini bırakır duvardan atlayıverirdim.

    Olaya gelelim. Sınıfta seyit diye bir çocuk var. çilli, ufak tefek, altına kaçıran bir çocuk. bu çocuk inanılmaz bir gaflete düşerek teneffüste bana çelme taktı. yere amele sümüğü gibi yapıştım. okul bahçesi arnavut kaldırımıyla döşenmiş. elimin falan anasını ağlattı. elimin acısına mı yanayım çizilen karizmaya mı yanayım bilemedim. neyse dedim seni yakalarım ben sınıfta. zil çaldı içeri girdik. çocuğu yakaladım tabi. birbirimize girdik. çok büyütmeyin deve güreşi gibi bişey. ben onu itiyorum o beni itiyor falan. ama ben avantajlıyım. neden? çünkü ben öğretmenin oğluyum ve halk beni destekliyor. millet bağırıyor "excalibur" "excalibur" diye. neyse ben bi gaza geldim tabi. aga çocuğu bir itmişim geri gitti yere düştü. zafer sarhoşuyum tabi ben. ulan bi baktım ne göreyim çocuğun yüzü kan revan. aha dedim sıçtık. sonradan anladım ki çocuğun kulak memesiyle kafasının birleştiği yer öğretmen masasının köşesine denk gelmiş. çocuk kulak memesi bildiğin bıngıl bıngıl sallanıyor sadece derisi tutuyor.

    hemen lavaboya falan götürdüm. öyle de centilmendim. (yalan göt korkusundan götürdüm). olay çabucak anama ulaşmış. annem geldi. az önce beni destekleyen kahpe halk herşeyi kuş gibi ötmeye başladı. annem zaten beni dövmeye yer arıyor. temizinden bi dayak attı ayaküstü. 1-2 dakika sonra müdür geldi. bir temiz de o dövdü. oh dedim tamam artık yırttık. ta ki okulda araba olmadığı anlaşılıncaya kadar. Anam suçluluk duygusuyla ve çaresizlikle direk babamın iş yerini aradı. babam bizim 90 model torosla geldi okula. ama içim rahat babam bana fiske vurmamış o güne kadar. çocuğu alır gider diye düşünüyorum. ama tabi düşündüğüm gibi olmadı. sınıfta bir de babam dövdü. bir günde ayrı kişilerden dayak yeme rekoru kırdım.

    olayın sonunda babam seyit'i hastaneye götürdü. çocuğun kulağına uyuşturmadan 5-6 dikiş atmışlar gık dememiş. garip arkadaşım benim. hayatı zor olunca dikiş acısı pek etkilememiş sanırım. hastaneden çıkınca babam Seyit'e 3-5 çift çorap bir iki de kıyafet almış. çocuğu eve bırakana kadar babama teşekkür etmiş. hala anımsadıkça içim ezilir.

    işte bu da böyle bi anı. puştluk değil ama olsun. çaylağım ilk entry'm..

    Herkese Merhaba
    0 ...